46,2874$% 0.15
53,6017€% -0.16
6.277,08%0,31
TERÖRSÜZ TÜRKİYE (8)
Yaklaşık 10 gündür Türkiye gündemi yeniden hareketlendi. Süreçle ilgili taraf olanlar karşı olanlar düşüncelerini açıklamaya başladılar.
Siyaset üstü olması gereken bir konunun siyasetin göbeğine çekilmesi böyle karmaşık ve içinden çıkılmaz bir durum oluşturuyor. İmralı’ya gitmeyi bir cesaret ve kahramanlık gibi göstermeye çalışanlarla, acizlik ve ihanetle eş tutanlar görmekteyiz. Bu toplumun tamamını kucaklayan, ortak irade sınırlarını aşan oy kaygısına dönüşmüştür.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olaya tam olarak katılmıyor görüntüsü vermesi yürütmenin başı olarak doğru bir davranış şeklidir. Onu buna zorlayan cumhurbaşkanlığı sistemidir. AKP genel başkanı olarak yapacağı bütün açıklamalar cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamalar olarak kabullenilecektir.
İşte sistemin yaşattığı bir zorluk. Meclis başkanı ve hükümet sözcüsü daha temkinli hareket ediyor. Somut adımları görmeden yasal düzenleme çalışmalarının başlamayacağını ima ediyorlar.
İşin mimarı Bahçeli daha aceleci davranıyor. “Ben giderim” emr-i vakisiyle hem hükümeti hem de komisyonu zorlamıştır. Komisyon heyetinin İmralı’ya gitmesine gerek var mıydı? Ne soruldu? Ne konuşuldu? Ne talep edildi? Gibi sorular çoğaltılabilir ama bunların hiçbirisinin şu anda cevabı yok.
Mecliste görüşülsün denilen bir konu önce bir komisyona sonra da bir heyete havale edilmiştir. Hollandalıların bir sözü var. “Vergadering Vergadering niet oplosing” toplantı toplantı çözüm yok.
Çözüm var..
Herkesin bildiklerini bilip de işin etrafında dolaşmak çözüm getirmez. Apo terör örgütü lideri, kurucu önder olarak meşrulaştırılsa bile örgütüne tam hakim değildir. Suriye’de örgüt uzantılarının halen varlığını devam ettirmesi ve bu sürece karşı çıkması bunun en büyük göstergesidir. İmralı’ya bir kere değil 10 kere daha gidilse apo’nun dağarcığındaki felsefi sözlerle üstü kapalı anlatımları bitmiştir. Artık söyleyeceği konuşacağı hiçbir şey yoktur. Çözüm var dedik..
DEM ve önceki parti yetkililerinin her ortamda açık açık söyledikleri talepleri vardır. Amasız fakatsız değil bunlar gerçekleştirilirse çözüm vardır.
Devlet memuru, belediye başkanı, milletvekili, başbakan oluyoruz ama bizim kimliğimiz kabul edilmiyor. Türk Temelli Ulus devlet anlayışı yerine Anayasa da Kürt kimliğinin tanınması, vatandaşlık tanımının yeniden yapılması, yerel yönetimlerle ilgili pozitif entegrasyon gerçekleştirilmeli, terör örgütü için af çıkarılmalı eve dönenlere sosyal haklar tanınmalı..
Bunları yapıp yapamayacağımıza karar verdiğimiz anda çözüm vardır. Rauf Denktaş’ın dediği gibi, “Çözümsüzlük de Bazen Çözümdür.”
Nice göz, nice yüz var Allahtan
Her saça ten olmuş nice doku!
İç var, içte saklı
Yürek var canda ateşi yakan.
Ne var her şeye kafayı takacak
Ölüm var, ölüm!
On dilde okuyup beş dilde yazsan
Her dilde bir tene sokulsan!
Her tende atsa şahının damarı
Şah olsan o an kendi inine
Ekberini unutmuş, kulağı bozuk!
Gözün kokuda, burnun bakışta
Her şeye ilaçtır şu kudretli Hak
Bugün değilse mutlaka yarın!
Çözüm var, çözüm.(Atilla İlhan Arslan)
Bu hafta da bu kadar. Kalın sağlıcakla…
Ordu da “Kadın Dostu Kentler” Programı Başladı.
1
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1439 kez okundu
2
Deneyap Teknoloji Atölyeleri İçin Başvurular Başladı.
1160 kez okundu
3
DEPREM BÖLGESİNE OYUNCAK KÖPRÜSÜ
892 kez okundu
4
Hacettepe Üniversitesi ve OBB iş Birliğiyle Yürütülen (REMEDY) Projesi Başladı.
887 kez okundu
5
Anafarta İlkokulu Öğrencisi Resim Yarışması Türkiye Birincisi
820 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.