DOLAR

47,9501$%0,07

EURO

56,1290%0,23

GRAM ALTIN

6.899,67%-0,99

a
Aydın Zoroğlu

Aydın Zoroğlu

20 Ağustos 2026 Perşembe

Babasının Adını Eğitime Verdiği Destekle Yaşatacak!

Babasının Adını Eğitime Verdiği Destekle Yaşatacak!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayırsever Mahmut Türkeli merhum babası Menderes Türkeli adına Altınordu  Başöğretmen Anadolu Lisesi kütüphanesini yenilenecek.

Ordu Valiliğinde Hayırsever Mahmut Türkeli,  Vali Muammer Erol ve İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu’nun katılımlarıyla gerçekleşen protokolle 204 metrekarelik kütüphane alanının tamamı yenileniyor. Yapılacak olan yenileme çalışmalarıyla öğrenciler modern bir eğitim alanına sahip olacaklar.

Proje kapsamında kütüphanede 8 bilgisayardan oluşan bilgisayarlı çalışma odası kurulacak. Geniş bir kitaplık alanının yanı sıra öğrencilerin bireysel olarak ders çalışabilecekleri sessiz çalışma bölümleri oluşturulacak.

Ayrıca grup çalışmalarına uygun ortak çalışma masaları yerleştirilecek. Kütüphanede projeksiyon sistemiyle donatılmış toplantı ve sunum alanı da bulunacak. Tüm teknik altyapı ve donatıların yenilenmesiyle kütüphane öğrencilerin hizmetine sunulacak.

 

Hayırsever Mahmut Türkeli,  “Ülkemizin geleceği gençlerimizin elinde. Onların eğitim imkanlarını en iyi şekilde karşılayabilmeleri için bu çalışmayı babamızın adına yaptırıyoruz. Babam da yaşamı boyunca hayır işlerine her zaman önem göstermiştir. Biz de aile olarak bunu devam ettirmek istedik.” dedi.

Başöğretmen Anadolu Lisesi’ndeki yenileme çalışmasının tamamlanmasının ardından kütüphanenin öğrencilerin eğitim, araştırma ve sosyal gelişimlerine daha modern imkanlarla katkı sunması hedefleniyor.

Devamını Oku

TMO Fındık Alımına Başlıyor!

TMO Fındık Alımına Başlıyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

TMO fındık alım işlmlerine 24 Ağustos itibari ile başlayacağını açıkladı ve fındık alımına ilişkin bilgilendirmelerde ve uyarılarda bulundu.

 

FINDIK ALIMLARINA 24 AĞUSTOS’TA BAŞLIYORUZ

Bilindiği üzere, fındık piyasalarında istikrarın sağlanması, üreticilerin pazarlama sorunlarının ortadan kaldırılarak depolama ve finansman ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla kabuklu fındık alım fiyatları 06 Ağustos 2026’da Bakanlığımızca açıklanmıştır.

Bu kapsamda % 50 sağlam iç fındık esasına göre TMO kabuklu fındık alım fiyatları;

Giresun kalite kabuklu fındık için;    255,00  TL/Kg,

Levant kalite kabuklu fındık için;      250,00  TL/Kg,

Sivri kalite fındık için;                       245,00  TL/Kg olarak uygulanacaktır.

Ayrıca yüksek randımanlı fındığa (% 50 randıman üzerindeki ) her + 1 randıman Giresun kalite için 5,10 TL/Kg, levant kalite için 5,00 TL/Kg, sivri kalite için ise 4,90 TL/Kg ilave fiyat verilecektir.

TMO kabuklu fındık alımları 24.08.2026’dan itibaren ilk etapta 16 noktada başlayacak olup hasat durumuna göre bu sayı 61 noktaya kadar çıkarılabilecektir.

Alımlarımız “Randevulu” yapılacak olup randevu sistemi 17.08.2026 saat 09.00’dan itibaren aktif hale getirilecektir.

Fındık alımları konusunda her türlü teknik altyapı, personel ve finansman hazırlıkları tamamlanmıştır. TMO kabuklu fındık alımlarını fiziksel analizle yapacak olup alım esnasında üreticilerimizin sıkıntı yaşamamaları için ürünlerini kriterlere uygun şekilde hazırlayarak alım açılış tarihine göre düzenlenen ekli listedeki alım noktalarına randevu aldıkları günde getirmeleri gerekmektedir.

Kabuklu fındık alım esasları;

  • Rutubet oranı                                                %6,5’e kadar,
  • Sağlam iç fındık oranı                                   %40 ve üzeri,
  • Buruşuk iç fındık oranı                                 %10 ve altı,
  • Çürük ve bozuk iç fındık oranı                     %7 ve altı,
  • Yabancı madde oranı (taş, toprak vb.)          %0,5 ve altı,
  • Çatlak, kırık ve kabuklu fındık içerisinde bulunan iç fındık oranı %10 ve altında olan ÇKS’ye kayıtlı tüm fındıklar satın alınacaktır.

Eski yıl mahsulü ve eski ile yeni yıl mahsullerinin karışımı olan ürünler kesinlikle satın alınmayacaktır.

Bunların yanında üreticilerimizin TMO’ya ürün teslim ederken rutubetten dolayı sıkıntı yaşamamaları için ürünlerini kurutmaya azami özen göstermeleri ve ürünlerini yukarıda belirtilen standartlara göre hazırlamaları gerekmektedir.

Üreticilerimizin İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleriyle irtibata geçerek 2026 yılı için ÇKS bilgilerini güncellemeleri ve ürünlerini randevu aldıkları tarihte TMO alım noktalarına getirmeleri önem arz etmektedir.

Ürün bedeli ödemeleri, ürün teslimatını müteakip 21. Günden itibaren üreticilerin banka hesabına yapılacaktır.

Üreticiler randevularını; internet üzerinden https://randevu.tmo.gov.tr adresinden, E-Devlet üzerinden veya TMO iş yerleri-alım noktalarına bizzat müracaat ederek alabilecektir.

Alımlarımız sırasında üretici memnuniyetini sağlamak ve aksaklıkları gidermek ön planda olup bu kapsamda üreticilerimiz Genel Müdürlüğümüzde kurulan “Alo Ürün Hattı’ndan 0 312 416 34 10 (8 Hat)’’ fındık alımları konusunda bilgi alabileceklerdir.  Bununla birlikte üreticilerimiz alım noktalarımızın bağlı bulunduğu Başmüdürlüklerimizin aşağıda belirtilen telefon numaralarına ulaşarak bilgi alabilirler.

2026/2027 dönemi kabuklu fındık alımlarının ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını ve bereketli kazançlar getirmesini dileriz.

Devamını Oku

MHP Ordu İl Teşkilatı Kongreye Hazırlanıyor!

MHP Ordu İl Teşkilatı Kongreye Hazırlanıyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MHP Ordu, Eylül Ayında Kongresini Gerçekleştirecek

MHP Ordu İl Teşkilatı Eylül ayında gerçekleştireceği 15. Olağan İl Kongresi için hazırlıklarına başladı. MHP Ordu İl Başkanı Mehmet Özçelik, 15. kongrelerine büyük  bir  heyecan ve özenle hazırlandıklarını, tüm dava arkadaşlarını ve Ordulu hemşehrilerini kongreye beklediklerini belirtiyor.  İlçe teşkilatlarının  kongrelerini tamamlanmasının ardından il teşkilatının da  hazırlıklarını tamamlayarak Eylül ayında kongrelerini gerçekleştireceklerini ifade eden başkan Özçelik  Liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde, Milliyetçi-Ülkücü hareketin şanına yaraşır bir kongre atmosferi tesis etmek temel gayemizdir” ifadelerinde bulunuyor.

 

Başkan Özçelik, il kongresinin yalnızca bir seçim süreci olmadığını, teşkilat içerisindeki birlik ve beraberliğin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. Kongrenin ardından oluşturulacak güçlü teşkilat yapısıyla birlikte Ordu genelinde yürütülen çalışmaların daha da hız kazanması hedefleniyor. MHP Ordu İl Başkanlığı, yerel ve ulusal politikalara yönelik çalışmaların yeni dönemde daha etkin şekilde sürdürülmesi için hazırlıklarını devam ettiriyor.

Bu kongre ile MHP Ordu teşkilatında yeni dönem hedeflerinin ve  yolharitasının belirlenmesi açısından önemli bir buluşma olması bekleniyor.

Devamını Oku

BASINDA BASILANLAR / 1956 Süveyş Krizi-2026 Hürmüz Krizi / Ertuğrul Türkoğlu

BASINDA BASILANLAR / 1956 Süveyş Krizi-2026 Hürmüz Krizi / Ertuğrul Türkoğlu
2

BEĞENDİM

ABONE OL
1956 SÜVEYŞ KRİZİ-2026 HÜRMÜZ KRİZİ
Bazı devlet adamları ve strateji uzmanları ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarını Süveyş savaşına, İran’ın Hürmüz Körfezini ABD, İsrail ve müttefiklerine kapatmasını, Süveyş krizine benzetiyorlar.
Süveyş krizi önemli ve öngörülemez sonuçları olan, dünyada dengeleri değiştiren bir olaydır. Arap milliyetçisi ve vatansever olan Nasır iktidarı ele geçirdikten sonra yabancılara ait şirketleri kamulaştırdı. Bahse konu şirketlerin en önemlisi Süveyş Kanalını işleten, sahiplerinin İngiliz ve Fransız olduğu konsorsiyumdu.
Nasır iyiniyetliydi. Vatanının sömürüldüğünü düşünüyordu ki haklıydı. Ama hazırlıksızdı. Nasıl ki İttihatçılar Abdülhamit Han devrildiğinde her şeyin kendiliğinden düzeleceğini düşündülerse Nasırda kral ile çevresi tasfiye edilince ve yabancılara ait şirketler kamulaştırılınca ekonominin şahlanacağını düşünüyordu.
Nasır’ın kanalı kamulaştırması doğru, yabancılara ait şirketlerin tamamını kamulaştırması yanlıştı. Kanal İstanbul ve Çanakkale boğazlarına benzetilebilir. Farklı tarafları; boğazların doğal, kanalın sonradan yapılma olması. Boğazlardan geçiş ücretsiz, kanaldan geçiş son derece pahalı. Biz boğazların İngiltere ve Fransa tarafından kontrol edilmesini kabul eder miyiz? Bağımsız bir devlet böyle bir zilleti asla kabul etmez.
Nasır kanalı kamulaştırınca İsrail, Fransa ve İngiltere yetkilileri bir araya gelerek bir plan hazırladılar. ‘’İsrail ne alaka?’’ diyeceksiniz. O tarihte İsrail yeni kurulmuştu. Dış ticaretinin büyük kısmı kanaldan geçiyordu. Kanalın yönetiminin Mısır’a geçmesini ekonomisi açısından tehdit olarak değerlendiriyordu.
Plan gereği önce İsrail saldırarak kanalı ele geçirecekti. Sonra İngiltere ve Fransa sanki tarafsız güçlermiş gibi kanalı teslim alacaklar ve Mısır’ı makul (!) bir çözüme razı edeceklerdi. Plan başlangıçta tıkır tıkır işledi. İsrail Mısırlı güçleri püskürterek kanal ve çevresini işgal etti. Ardından İngiltere ve Fransa kanalı devraldı.
Bu esnada hiç beklenmeyen bir şey oldu ve Kruşçev ‘’Kanal Mısır’a teslim edilmezse Paris ve Londra’ya atom bombası atacağını’’ ilan etti. Beyaz Saray’da işgalci devletleri kanalı boşaltmaya davet etti. O tarihte sadece ABD ve SSCB’de atom bombası olduğundan İngiltere ve Fransa’nın kanalı boşaltmaktan başka alternatifleri yoktu. Şok olan İngiltere ve Fransa kanalı Mısır’a teslim ettiler. Sahada kaybeden Mısır masada kazandı, sahada kazanan İsrail masada kaybetti. Nasır Arapların lideri, Mısır öncü ülkeleri oldu.
Nasır’ın kamulaştırmaktaki gayesi kanalı kapatmak değil para kazanmaktı. Kanal savaştan dolayı kısa süre kapalı kaldı. Oysa İran, boğazı, petrol fiyatları yükselsin ve ekonomileri bozulan Körfez devletleri Amerika’ya savaşı durdurması için baskı yapsınlar diye kapattı. Yani iki kriz birbirinden oldukça farklı.
Stratejistlerin iddiasına göre; İngiltere’nin Süveyş savaşından sonra süper güç pozisyonunu kaybetmesi gibi Amerika’da Körfez savaşından sonra süper güç pozisyonunu kaybedecek. Oysa İngiltere süper güç pozisyonunu ikinci dünya savaşından sonra kaybetti. Zira kendisine meydan okuyan Almanya’yı alt edemedi. Müttefikler ABD savaşa katıldıktan sonra zafer kazanabildiler. Yeni süper güçler ABD ve SSCB oldu. Bu devletler dünyayı bölüşürken İngiltere sömürgelerinden birer birer çekilmeye başlamıştı.
İngiltere Süveyş krizinden önce başta Hindistan, Mısır ve Pakistan olmak üzere çok sayıda sömürgesini kaybetmişti. Londra bu krizden sonra Ortadoğu’nun patronu olarak kalma ihtimalini de kaybetti. Zira İngiltere ve Fransa’nın birlikte hareket ettiklerinde bile, ABD’nin olmadığı bir operasyonda başarılı olamadıkları görüldü. Kriz iki imparatorluğun da çözülmesini hızlandırdı. Krizden sonraki on yıl içinde denizaşırı topraklarının neredeyse tamamını kaybettiler.
Süveyş savaşından önce sadece ABD ve SSCB’de atom bombası vardı. Sadece bu ülkelerde atom bombası olması konusunda zımni bir anlaşma vardı. Bu savaşta Londra ve Paris Amerika’nın sahip olduğu atom bombasının kendilerini kurtarmadığını fark ettiler. Kaynaklarını bomba üretimine aktararak beş yılda atom bombası ürettiler. Çin’de bu olaydan ders çıkararak bomba üretti. Çin üretince ezeli rakibi Hindistan, Hindistan üretince düşman kardeşi Pakistan’da bomba üretti ve böylece atom bombası yayıldı.
Süveyş krizinden önce ABD ile İsrail’in arasında bugünkü gibi bir ilişki yoktu. Hatta ABD’nin Ortadoğu’daki müttefikleri Türkiye, İran ve Suudi Arabistan’dı. Zaten aksi olsaydı Beyaz Saray’ın kanal konusundaki siyaseti farklı olurdu. İsrail’i Avrupa’dan gelen sosyalist, seküler ve Siyonist Yahudiler kurmuştu. Tel Aviv’in Avrupa’yla ve SSCB ile iyi ilişkileri vardı. Bu krizde İngiltere ve Fransa’yla olan ilişkilerinin onları kurtarmayacağını fark ettiler. SSCB için geniş toprakları olan kalabalık Arap devletlerinin kendilerinden daha ehemmiyetli olduğunu anladılar. Bu tespitleri doğrultusunda ABD’yle stratejik ortaklık tesisini devlet politikası olarak benimsediler.
İngiltere ve Fransa’ya karşı Mısır’ı tutması, hatta ileriye giderek Batılıları atom bombası atmakla tehdit etmesi sayesinde Sovyetler, Arap halklarını, özelliklede çoğu antiemperyalist ve milliyetçi olan aydınlarla askerleri kazandı. Mısır-SSCB ilişkileri stratejik ortaklığa evrildi. Irak, Suriye, Kuzey Yemen ve Libya’da SSCB yanlısı milliyetçi subaylar yönetimi ele geçirdi. Darbe olmasın diye İngiltere Ürdün’ü, Amerika Libya’yı işgal etti. Tunus, Cezayir, Güney Yemen ve Sudan gibi bağımsızlığını kazanan devletlerde SSCB’ye yöneldi. Batının elinde sadece Körfez kaldı.
Gelelim Körfez Savaşının ABD’ye süper güç pozisyonunu kaybettirip kaybettirmeyeceğine. ABD’nin önünde iki yol var. Verebileceği kadar zarar verip savaşı bitirmek. Bu alternatifte Venezüella operasyonu sonrasında kazandığı prestiji kaybeder ama süper güç pozisyonunu sürdürür. Ortadoğu’da eskisi kadar ağırlığı olmaz.
Diğer , rejimi devirme iradesini sürdürerek kara harekatı düzenlemesi ki başarı şansının olmadığını ve İran’ın Amerika’nın ikinci Vietnam’ı olacağını düşünüyorum. Bu durumda büyük hasar alır ve zayıflama süreci hızlanır. Öngörümün tersi olur ve rejimi devirirse süreçten güçlenerek çıkar.bir veya daha fazla kişi ve yazı görseli olabilir
– 28 Mart 2026 – = Ertuğrul Türkoğlu = HABER ERK =
Devamını Oku

Tarihi “Alman Köprüsü” Onarıldı.

Tarihi “Alman Köprüsü” Onarıldı.
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Tarihi Köprü Hizmete Açıldı.

Fatsa’nın önemli tarihi miraslarından, halk arasında “Alman Köprüsü” olarak da bilinen Tarihi Taşlıca Asma Köprüsü, bakım, onarım ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden hizmete açıldı.
Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, tarihi mirasların korunmasının önemine dikkat çekerek, “Geçmişimizin izlerini taşıyan her eser, kent hafızamızın kıymetli bir parçasıdır.
Tarihi Taşlıca Asma Köprümüzün aslına uygun şekilde restore edilerek yeniden Fatsa’mıza kazandırılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz.” dedi.
Başkan Kibar, çalışmada emeği geçen Karayolları Genel Müdürlüğüne, Karayolları 7. Bölge Müdürü Serdar Ateş’e ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek köprünün Fatsa’ya hayırlı olmasını diledi.Mostar Köprüsü ve şunu diyen bir yazı 'NEXT #NEXTFEN FEN NEWYORK NEW 愛 TU - VE' görseli olabilir
Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.