47,3794$% 0.14
53,9466€% -0.09
6.168,06%0,22
Ancak Tuncer, elde edilen verilerin henüz çalışmanın ilk aşamasına ait olduğunu vurgulayarak üreticilerin mücadeleyi bırakmaması gerektiğinin altını çizdi.
Prof. Dr. Tuncer, tarafından yürütülen çalışmalarda, kokarca yumurtalarındaki parazitlenme oranları dikkat çekici seviyelere ulaştı. İlk tespitlere göre; Ordu’da yüzde 66, Giresun’da yüzde 62, Samsun’da yüzde 83 oranında yumurta parazitlenmesi belirlendi.
Prof. Dr. Celal Tuncer, bu rakamların özellikle yeşil kokarca açısından bugüne kadar karşılaşılmamış düzeyde olduğunu belirterek, “Bu oranlar bizim beklentilerimizin çok çok üzerinde. Daha önce yüzde 15-20 seviyelerinde gördüğümüz parazitlenme oranlarının bugün yüzde 60-80 bandına çıkması son derece önemli bir gelişme” dedi.
Kamuoyunda oluşabilecek yanlış anlaşılmaların önüne geçmek isteyen Prof. Dr. Tuncer, şu aşamada elde edilen verilerin büyük bölümünün kahverengi kokarcadan değil, yeşil kokarcadan toplandığını vurguladı.
Bu yıl ilkbahar aylarının serin geçmesi nedeniyle kahverengi kokarcanın yumurtlama döneminin geciktiğini belirten Prof. Dr. Tuncer, “Sosyal medyada paylaşılan yumurtaların önemli bir bölümü aslında yeşil kokarcaya ait. İki türün yumurtasını ayırt etmek uzmanlık gerektiriyor. Şu anda değerlendirdiğimiz yumurtaların çoğu yeşil kokarca yumurtalarıdır” ifadelerini kullandı.
Yeşil kokarcada elde edilen yüksek parazitlenme oranlarının kahverengi kokarca mücadelesi açısından da önemli bir gösterge olduğunu belirten Prof. Dr. Tuncer, biyolojik mücadelenin sahada etkisini göstermeye başladığını söyledi.
“Yeşil kokarcada gelişen parazitoitler yani samuray arıları da daha sonra kahverengi kokarca yumurtalarına geçecek. Bu nedenle bugün yeşil kokarcada gördüğümüz başarı, yarının kahverengi kokarca mücadelesi için çok önemli bir avantaj sağlayacak” diyen Prof. Dr. Tuncer, bu durumun biyolojik mücadelede zincirleme bir etki oluşturabileceğini kaydetti.
Yumurtaların ne kadarının Türkiye’de doğada bulunan yerli parazitoitler, ne kadarının ise salımı yapılan Samuray arıcıkları tarafından parazitlendiğinin laboratuvar analizleri sonucunda netleşeceğini belirten Prof. Dr. Tuncer, geçmiş yıllardaki verilerin başarıda Samuray arıcığının etkisinin büyük olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Prof. Dr. Tuncer, “Kesin sonucu laboratuvar çalışmaları ortaya koyacak. Ancak önceki yılların verileri dikkate alındığında bu yüksek başarının büyük ölçüde Samuray arıcığından kaynaklandığını düşünüyoruz” dedi.
Bilimsel çalışmanın henüz başlangıç aşamasında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tuncer, hiç kimsenin mevcut verileri nihai sonuç gibi değerlendirmemesi gerektiğini söyledi.
Araştırmalarda kullanılan örneklerin yalnızca yüzde 10’unun değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Tuncer, “Bu sonuçlar ilk 15 günün verileri. Önümüzde yaklaşık bir buçuk aylık daha çalışma süreci var. Sayımlar Ağustos ayının sonuna kadar devam edecek. Bugün gördüğümüz tablo son derece olumlu ancak kesin sonuçlar için sürecin tamamlanmasını beklemeliyiz” diye konuştu.
Samuray arıcığı uygulamasının yalnızca birkaç yıllık bir proje olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tuncer, biyolojik mücadelenin uzun vadede Türkiye’nin en büyük kazanımlarından biri olabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Tuncer, “Biyolojik mücadele başarılı olursa, yıllarca hatta yüzlerce yıl boyunca kendi kendini sürdürebilecek doğal bir denge kurulmuş olacak. Birkaç yıl sonra salımları durdursak bile Samuray arıcıkları doğada yaşamaya devam edecek. Kimyasal mücadeleye bağımlılığı azaltacak en önemli yöntem budur” değerlendirmesinde bulundu.
Ordu’da ilk belirlemelere göre yüzde 66 seviyesinde tespit edilen parazitlenme oranının son derece yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tuncer, iller arasında yapılan karşılaştırmaların şu aşamada sağlıklı olmayacağını söyledi.
Örnekleme çalışmalarının sürdüğünü belirten Prof. Dr. Tuncer, “Bugün Samsun biraz daha yüksek görünebilir, yarın Ordu öne geçebilir. Bunlar doğa şartlarına ve örnekleme sonuçlarına bağlı olarak değişebilir. Önemli olan yüzde 60’ın üzerindeki oranların görülmesidir. Bu rakamlar biyolojik mücadele açısından son derece güçlü sinyaller veriyor” dedi.
Üreticilere son bir çağrıda bulunan Prof. Dr. Tuncer, mücadelede rehavete kapılmanın en büyük hata olacağını belirterek şu mesajı verdi: “İlk sonuçlar gerçekten çok güzel. Ancak mücadelede daha yolun ortasındayız. Maç 90 dakika. Erken gelen gole aldanıp rehavete kapılmamak gerekiyor. Şu an gördüğümüz tablo umut veriyor ama mücadeleye aynı kararlılıkla devam etmek zorundayız. Eğer bu başarı sürdürülebilirse, Türkiye’nin biyolojik mücadelede dünyaya örnek gösterilecek bir başarı hikâyesi ortaya çıkacaktır.”
“Babalar Gününü Tebrik Ediyorum”
1
Karadeniz Bölgesinin Geleneksel Halk Oyunu “HORON” Çambaşı Yaylasında Hayat Bulacak
1646 kez okundu
2
Sokak Hayvanları Uyutulmalı Mı, Uyutulmamalı Mı?
1626 kez okundu
3
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1582 kez okundu
4
Ünye’ye ikinci TOKİ Nereye Yapılacak ?
1568 kez okundu
5
Oda Arkadaşım../ Berkay GÖKTAŞ
1303 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.