Erzincan’da mahkeme bitmiş cezaları almış Çoruma sevk oluyoruz.
Rahmetli Sedat Gençkan; kek , kraker almış yolda yeriz diye.
Sevk komutanı yüzbaşı, Çoruma kadar yemek içmek s..mak yasak dedi. Elimizdekileri aldırıp bagaja koydurdu.
Yolda molada birer ekmek aldırdı.Aç geldik Çorum’a.
Müşahadeye verdiler bizi.İki kişilik.
Muharrem Ay’la ben kalıyorum.
Kantinden yiyecek aldırdık.
1 kg zeytin bir o kadarda sarımsak.
Beraber yedik karnımızı doyurduk, yemek verilene kadar.
Herhalde bir kaç ay kaldık orda.
Bahçe yok. Havalandırma yok..
Sonra, koğuşlarda ki arkadaşların ısrarıyla sizi koğuşlara vercez dediler.
Cezaevi müdürü, Havacı bir binbaşı .
Aynen şöyle dedi: “100 Komonistin olduğu yere, 20 Ülkücü yeter.” Denge sağlanmıştır dedi.
Koğuşlar karışıktı çünkü.
Havalandırma da volta saati atı gibi. Peş peşe karşılıklı volta yasak.
Ne kadar kaldık Çorum’da unuttum. Arkadaşlardan bilen, hatırlayan varsa yazsın.
Bir zaman Sonra “sevk var” dediler. Hadi, Samsun Askeri cezaevine.
Ne kadar kaldık gene, bilen varsa yazsın.
Nihayet,Yargıtay da dava bozuldu.
Haydin Sevk. Yine Erzincan..
Bir gün önce avukatım geldi. Erzincan MHP il başkanı.
Gözün aydın dedi. “Yarın tahliye oluyorsun.”
Muharrem AY’a dönerek, ellerimi açarak oynayarak yarın ben gidiyorum “yavrum Muharrem” dedim.
Sende, “biz gidelim de sıra sana gelsin” dedin.
Ertesi gün tahliye olunca suratın mosmor mor olmuştu. Şaşırmıştın.
Bu Metin nasıl tahliye oldu diye düşünmüştün..
Anı, o kadar çok ki hangisini anlatayım..
Gençliğimizin en güzel yıllarından 7.5 sene geçti gitti..
Bir nesli böyle yok ettiler.
Hayallerimiz hayalde kaldı.
Sedat Gençkan abiye, combi Necmettin Akçay’a ,Deli Nazmı abiye, Mahmut Toy’a, Kara Bayram Eraslan’a, Muzaffer Karakaş’a, Nafiz Uçaş’a, Hamza Erzenoğlu’na Iğdır’ın yiğidi Turgut Demirkaya’ya, Karaböcek Mustafa Çelik’e, İsmet Hızarcı abiye, Rafet’e ,Trabzon’un yiğit ülkücüsü Temel Kahveci’ye ismini unuttuğum Ülküdaşlarımıza rahmet olsun.
Metin HALLEMOĞLU /Amasya/Taşova