DOLAR

45,7442$% 0.33

EURO

53,0675% -0.17

GRAM ALTIN

%

a

Kelimelerin Direnişi / Zeki ORDU

KELİMELERİN DİRENİŞİ..

Yıllar önce Afrika’da yaşlı bir adamın haberini şöyle vermişlerdi: Falanca kabilenin dili yok oldu.

Lisan, insana ait en önemli vasıf. Konuşmak yani…

Konuşmanın da temeli kelimeler. Hem temeli hem çatısı… Aklı tercüme ederken gönlü sezer. Gönül tercüme edilmez çünkü.  Mücerrettir… Bir nevi soyut…

Ne demiştik? Afrika’da bir kabile dili artık yok. O da yani lisan her yaratılmış gibi sona erdi hayatı.

Cansız varlıklar da ölür…

Hangi kum tanesi 500 senedir varlığını sürdürebilmiştir?

Yeryüzünde “ilelebet” diye bir kavram yoktur. Gün gelir her şey “nihayet” bulur.

Şimdi geçelim bunları…

Bir kabile dili yok oldu. Neden? Kabile dili de ondan. Millet dili olsa daha uzun yaşama şansı vardı. Günümüzde de öyle değil mi? Beş dil kaldı neredeyse geniş coğrafyalara hükmeden. Çin’i, Hindistan’ı, Pakistan’ı bunların dışında bırakıyoruz.  Tek devlet olmaları ve nüfuslarının çok olmasından dolayı çok kişi konuşuyor.

Nüfuz alanı nüfus alanı kadar değil.

Kelimeler… Cemil Meriç: “ Kelimeler benim sudaki gölgem, okşayamam onları, öpemem. Gönülden gönüle köprü, asırdan asra merdiven. Kelime kendimi seyrettiğim dere. Kelime sonsuz, kelime adem.”

Kelimeler yazdıklarımız kadar anlatabilir bizleri. Bazen düşeriz peşine. Onlar var olsunlar diye. Hep aramızda kalsınlar diye. Muarızları olur onların. Muasırları olur. Onunla hemhal olan olur, ondan uzaklaşan olur. Kelimeler şifa, kelimeler zehir…  Kelimeler düşman, kelimeler dost…  Düşmana taarruz silahı, dosta davet çağrısı.

Kelimeler… Çok şeyi içinde barındıran mefhum…

Kimimiz onların hep bizimle olmasını isteriz. Bunun mücadelesini yaparız hatta direnişini. Mücadele varlığın sürdürülmesi içindir. Direniş korunması için.

Benim kelime direnişçisi olarak tanıdığım onlarca kişi var. Bunlardan birisi de Fatma Civelekoğlu Geçer hanımefendi.

Onu bir kelime avcısından çok kelime direnişçisi olarak görüyorum.  Tamamı 28 tane olan “Islıksız okçu” yazı dişiyle gösterdi bunu. Bir ilin bir köyüne ait hayatlar değildi bu. Belki asırlarla birlikte günümüze ulaşmış bazı değerlerin son temsilcileri. Tam yok olamaya yüz tutacakken birinin elinden tutmaya çalışma gayreti bir yerde. Bunlar sadece bir kelime değil. “Pey, Eseri, Bek, pasa, heç, habba, koşmak, cıldırık, Gananı, celleme, sıpatla, Gala, keşik, yidimine, katiriç, çent, kümbül, tıkman, melal, yükürken, bamat, yepelek, nahır, veret, hayladan, innemine, önler, türmetân” kelimeleri yaşıyor artık.

Bu 28 başlık ve ardından yazılanlar… İki bölümlük bir kitabın nüvesi hükmünde. Gün gelir bunları kitaptan okuruz kısmetse. Ne iyi olur. Ama;  aması var işte…

Kendisini bir kere daha tebrik ediyorum.

Daha önce Fatma Civelekoğlu Geçer’i Ali Emiri Efendi ile kıyaslamıştım. Çok memnun kalmıştı. Bu sefer de Cemil Meriç’ten cümleler aldım. Onunla aynı sayfa içinde bulunan bir yazıda.

Gayretini biliyorum. Ancak konuyu uzatmak istemiyorum. Bir gün de o kelimelerin satırlarda yer almasını anlatırım. Kolay değil kelimelerin vücut bulması. Çile ister, zahmet ister, sabır ister. Kısaca bilgi ister. Bütün mesele bilgiden çok ilginin olması…

O da olur bir gün.

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Can Dostlarımız” İçin Hazırlanan Açılış Programı Ertelendi.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla