44,9314$% 0.1
52,7257€% -0.14
6.855,65%0,67
Yordum içimde kanayan ruhumu / Bu yüzden baktım karanlığın gözlerine… Hayrettin Orhanoğlu, Yolculuk Risalesi
Vefa Kitaplık Projesine başladığım o dönem, öteden beri hem tanıdığım, hem de kitap müdavimi olan bir anne kitabevinden içeri girmişti. Gülizar Hanım altmış metrekarelik kitabevinin genişliğine değil, toprak altı rutubetin uzunluğuna doğru ilerlemiş, kasaya yanaştığında: “Merhaba” dedi. “Merhaba” dedim. “Fatma Hanım sizden bir şey rica edebilir miyim?”
— Yapabileceğim bir şey ise elbette dedim. “Oğlum şu sıralar bilgisayarda yoğun şekilde oyun oynuyor. Kitap okumayı bıraktı. Bu durum beni çok üzüyor. Okumasını yeniden teşvik etmek için her türlü şeyi yaptım fakat işe yaramadı. Sizi çok seviyor, sözünüzü de dinliyor. Düşündüm ki!”
“Buyurun” dedim.
Çantasından küçük bir deste çıkardı. Ağzını açtı. İçinden çekerek aldığı beş-altı kartı bana uzattı. Kartlara baktım. Üstünde renkli futbolcu resimleri vardı. Gülizar Hanım’ın oğlu ilkokula giden bir erkek öğrenciydi.
Konuşmasına devam ederek: “Oğlum bu kartları çok seviyor. Ben size birkaç tanesini bıraksam olur mu? Siz oğlumun görmeyeceği bir yere saklasanız. Sonra biz birlikte gelsek; sizinle bunları hiç konuşmamışız gibi yapıp onunla sohbet etseniz, kitaplarla ilgili etkili deneyimleri anlatsanız. Yeniden okumaya dönmesini sağlasanız sonra okuduğu bir kitabı size gelip anlatınca karşılığında da bu kartlardan ona hediye edeceğinizi söyleseniz olur mu diyecektim?
Büyük bir mutluluk içinde heyecanla: “Tabii. İşimin adı bu zaten. Seve seve” dedim. Bu gibi durumlarda annelerin birbirleriyle kenetlenerek dayanışmaları en sevdiğim hal idi. Konu okumayı teşvik, hayatın içine kitabı entegre etmek olunca, heyecanlanmak benim işimdi.
Gülizar Hanım: “Daha önceleri çok girişimlerde bulundum, başaramadım. Her seferinde ne yapmak istediğimi anlayıp: ‘yine mi anne ya! Yapmaya çalıştığını anlamadım sanki ben’ deyip oralı olmadı. İkimizin anlaştığını bilmemeli, hissetmemeli. Çok akıllıdır. Anlamaması için bilmiyor gibi davranmalısınız” dedi.
“Peki. Sizi bu konuda yalnız bırakmam. İstediğinizi yansıtan bir rolü üstlenebilirim” dedim. Bu anlaşmamızdan iki gün sonra oğluyla birlikte Gülizar Hanım alışveriş yapmak için evden çıktılar. Gezdiler, eğlendiler. Tam anlamıyla oğlunun tüm istediklerini o gün yapmıştı. Saatler ilerlediğinde, eve geri dönüşe sıra gelince, Oğuz’un bir vakitler en sevdiği kitabevinin güzergâhına bilerek adım atmıştı. Sahafzade’nin kaldırımından yürüdükleri esnada: “istersen bi merhaba demek için uğrayabilirsin” diye oğluna söyledi. Böylece dükkâna geldiler.
Annesiyle olan konuşmalarımızı Oğuz anlamasın diye, Gülizar Hanım ile sıklıkla göz teması kurmadım. Direkt ona bakıyordum. Gördüğümü elbette sevindim, hal-hatır sordum. Araya hemen de Gülizar Hanım’ın “merhaba” sını, “nasılsınız?” ını da ekledim fakat gözlerimi Oğuz’dan ayırmadım. Görüşmediğimiz sürelerde neler yaptığını, onu özlediğimizi, kitapların da onu özlediğini, en son hangi kitabı severek okuduğu gibi sorular eşliğinde karşılıklı sohbet etmeye başladık. Biz sohbet ederken Gülizar Hanım alakalı olduğu kitapların rafına yönelmiş bizden uzaklaşmıştı. Her şey normal ve olağandı. Sevdiği kitabın isminden bahsedince çocuk kitaplarının olduğu bölüme doğru adım atmaya başladım. Çünkü an bu andı. O da benimle beraber yürüdü. Envai çeşit rengârenk çocuk kitapları dünyasının önünde durduk. O ana değin hep bana bakan Oğuz yüzünü kitaplara döndü.
Elim, bir Muzaffer İzgü’nün Ökkeş Maçta kitabında, bir George R. R. Martin’in Buz Ejderhası üzerinde değişiyor; Oğuz’un hayal dünyasının sınırsızlığında, görsel zekâsının önde olduğunu biliyordum. Levent İz Peşinde serisinden, çocuk klasiklerinin çizgi roman içeriklerinden bahsederken, bu kez elim, yirmi kitaplık bir serinin üstünde durdu. Biliyor musun Oğuz dedim. Bu serinin bende çok özel bir anısı var. İkibinaltı senesinde bir Lise’nin kantininde kitap standı açmıştım. Okulda teneffüs zili çalmış öğrenciler kantine akın etmişlerdi. Çok kalabalık olmuştu her yer. Ancak standa henüz gelen olmamıştı. O an bu serideki bir kitabı okuyordum. Sonra öğrenciler sınıflarına gitti. Peşinden öğretmenler zili de çaldı. Kantinde ne öğretmen ne de öğrenci kalmamıştı. Kitabı okumaya devam ederken o sıra da biri standa geldi. Ayaküstü okuduğum kitabı sordu. Resimli olmasından dolayı bu kitabı niye okuduğumu sordu. İçeriğini sordu. 70 yaşındaki Louis Pasteur’ün içinde yaşadığı toplum insanları tarafından: ‘beceriksiz, başaramaz’ diye konuşmalarına rağmen, asla pes etmeden, hiç vazgeçmeden kuduz aşısını bulup bir çocuğun hayatını nasıl kurtardığını anlattım. Sonra gitti. Gidince kaldığım yerden okumaya devam ettim. Ne kadar süre geçti bilmiyorum; teneffüs zilinin çalmasına daha varken koridordan gürültü sesi gelmeye başlamıştı. Giderek o ses kantine ulaştı: ‘neyin nesi bu ses? Diye merak ederek baktım ki yedi-sekiz öğrenci standa geliyordu. Biri bir kitabı soruyor, diğeri bir başka kitabı soruyor ilgili davranıyorlardı. Nasıl sevinmiştim anlatamam Oğuz. Öğrencilerin gözlerinin içi parlıyordu. Ellerine alıp incelediler. Daha çok bana soru sordular. Bildiğimi anlattım. Tam stanttan ayrılacakları sırada öğrencilerden biri: “öğretmenimiz bizi dersten onbeş dakika erken bıraktı. Dedi ki: kantine inin, orada kitapçı var, ona kitapları sorun. Nasıl kitap özetlenirmiş ondan öğrenin dedi. Biz de sizi merak edip geldik” dedi.
Bunları anlatırken yine heyecanlanmıştım. Oğuz’da pür dikkat dinliyordu. Kitabın çekim gücünü o an aktarabildiğimi anlamıştım. Gülizar Hanım ile yaptığım işbirliği işe yaramıştı. Kutunun içinden ‘kendine inanmanın önemi’ kitabını bularak Oğuz eline almıştı. Ve o hasta çocuğu şimdi o da aynı sayfalarda okuyacak ve onu bir kez daha kurtaracaktı.
Fındıkta Dünyanın İlk Lisanslı Deposu Model Oluyor.
1
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1210 kez okundu
2
Deneyap Teknoloji Atölyeleri İçin Başvurular Başladı.
1085 kez okundu
3
DEPREM BÖLGESİNE OYUNCAK KÖPRÜSÜ
834 kez okundu
4
Hacettepe Üniversitesi ve OBB iş Birliğiyle Yürütülen (REMEDY) Projesi Başladı.
827 kez okundu
5
Anafarta İlkokulu Öğrencisi Resim Yarışması Türkiye Birincisi
762 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.