46,1116$% 0.02
53,1487€% -0.94
6.409,16%-3,23
Giresun Valiliği koordinasyonunda, Giresun Üniversitesi, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ve Trabzon Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan “Fındık Tarımında Yapay Zekâ ve Teknoloji Kullanımının Yol Haritasının Belirlenmesi” projesi kapsamında düzenlenen “Fındık Tarımı ve Teknoloji Çalıştayı” başladı.
Bugün de devam edecek olan çalıştayın ilk günkü bölümünde açılış konuşmaları içinde Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Cem Şenocak da bir konuşma yaptı. Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Şenocak, özellikle destekleme sistemi üzerinde durdu.

Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Şenocak, şu açıklamaları yaptı:
“Fındığın geleceğini şekillendirmeye çalıştığımız bu tür çalıştaylar büyük önem arz etmektedir. Yapay zeka çağımızın önemli nimetlerinin başında yer almaktadır. Fındık ürünümüz tarım ürünleri arasında çok önemli bir yere sahip en büyük ihraç ürünlerinden biri olmakla beraber Doğu Karadeniz’in sarp ve eğimli arazilerinde yetiştirilebilecek ve bölgemizin en önemli, alternatifsiz geçim kaynağıdır.
Ülkemiz ve bölgemiz insanı için bu kadar stratejik öneme sahip ürünümüzün geleceğini şekillendirmek için geçmişini de iyi anlamak gerekir. Başta üretici olmak üzere zincirin halkalarını güçlendirerek dünyada yüzde 60’ın altına düşen pazar payımızı tekrar yüzde 80’in üzerine çıkarmayı hedeflemeliyiz.
Birazdan konuşmacılar her biri uzun uzun konuşulması gereken lisanslı depo, ürün borsaları, iyi tarım uygulamaları, bahçeleri yenileme, üretici birleştirmeleri, üreticiyle kooperatif ortaklaşması -modern yarıcılık sistemi diyelim bunun adına- ortaklaşma yani eski bildiğimiz şekliyle yarıcılık, haşereler ve dönemin büyük sıkıntısı olan kahverengi kokarca konusu gibi konularda tüm kesimleri ilgilendiren değerli çalışmalarını sunacaklar.
Bu konuların her biri çok büyük önem arz ediyor. Ancak bu çalışmalar yapılırken gözden kaçmaması gereken en önemli konu; fındık üreticileri arasındaki düz ova ile meyilli arazi ayrımı ve dünya ülkeleri arasındaki üretim farklılığı olmalıdır. Bu hususa dikkat edilmezse sorunlar büyüyerek devam edecektir.
Konuyu şöyle genişletebiliriz. Ülkemizde ve dünyada fındık üreticisini 3 bölüme ayrılarak değerlendirilebilir. Bu üç bölgeyi A, B ve C olarak sınıflandırabiliriz.

Bu üç bölgenin ürünü aynı pazara yaklaşık aynı fiyatlarla satılıyor. Birinci bölgenin geliri yılda aile başı 20-30 bin TL iken ikinci bölge düz ovaların geliri yılda 300-500 bin TL’dir ki buralar ne dikseniz olan yerlerdir. Üçüncü bölgenin ise dünyada yeni gelişen bazı yerlerde birkaç milyon dolara giden aile başı fındık üreticisi gelirleri var.
Çalışmalarımızı biz öncelikle bu 3 bölgeden hangisine yoğunlaşarak yapmalıyız? Önce bunu tespit etmeliyiz. Bazı farklı fikirler oluşsa da tartışmasız birinci bölge fındığın ana vatanının meyilli araziler olduğu üzerinde hemfikir olacağımızı düşünüyorum. Çünkü bu bölgenin tek geçim kaynağı, tek tarım ürünü fındık.
Meyilli arazi dediğimiz büyük kısım Doğu Karadeniz’de Ordu, Giresun, Trabzon olmakla beraber Samsun, Çarşamba, Sakarya ovalarının da üst kısımlardaki meyilli arazi üreticisi de aynı şartlarda desteklenmelidir.
Göçün önlenmesi için destekleme modeli çok çok önemlidir. Kısa, orta ve uzun vadeli planlarımızı dikkatle oluşturmalıyız.
Özellikle Cumhurbaşkanımızın 2009 yılında devrim niteliğinde başlattığı çalışmayı, destekleme modelini üzerinde revize ederek geliştirmeliyiz.
Netice olarak başta üreticimiz olmak üzere ihracatımıza ve ülkeye girecek dövizi de düşünerek özellikle destekleme modellerini revize ederek ülkeler arası vergisel farklılıkları ve ilişkileri de geliştirerek sağlam temeller üzerine bir yapı oluşturmak mümkündür.
Konuştuğumuz bütün bu sorunları çözmek mümkündür yeter ki doğru yöntemi oluşturabilelim. Çalışmalarımızı ve hedefimizi bu yönde ilerletmeliyiz. ” dedi.
Park ve Bahçeler Müdürlüğünde Başarılı Bir Ekip Var
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.