DOLAR

45,1794$% 0.13

EURO

52,8636% -0.01

GRAM ALTIN

6.619,64%0,45

a

Seyahat Ya Allah’ım! / Güven ÖZEL

SEYAHAT  YA  ALLAH’IM.

İlk seyahatimi annem ve babamla beraber Edirne’ye yapmıştım. Sabah gün ağarmaya yakın İstanbul’a girince Annem beni uyandırdı ve bak oğlum bunlar gecekondu dedi. Gecekondu nedir? Diye sorunca, küçük evlere gecekondu denir dedi. Sonra, Basri abin İstanbul’da askerlik yapıyor deyince gözlerim gün doğunca geçtiğimiz yerlerde Basri abiyi aramaya başlamıştı.

Arabalı vapura binerek, sonradan Harem olduğunu öğrendiğim yerden Eminönünü’ne geçmiştik. Hemen orta yerde bir yuvarlak bidon, içinde polis, gelen arabalara kolları ile geç, dur yaparak trafiğe yön veriyordu. Bende Basri abimin burada olabileceğini düşünmüştüm. İnsan sevdiğini nerede olsa arıyor.

Oradan Edirne’ye gittik. Bir süre orada kaldık. Zülbiye ablamlar iki katlı, eski ahşap bir evin alt katında oturuyordu. Annemle babam evde olmadığı bir ara ablam çamaşır asmak üzere üst kata çıkmıştı. O arada ekmek toplayan kadın kapıya gelince ben korkudan çığlığı bastım. Ablam koşarak geldi ve beni sakinleştirdi.

Oradan Bursa ve Gemlik ziyaretimizin ardından Fatsa’ya dönmüştük.

Ablamın komşusunun oğlu birde Ali vardı. Görmeden sevmiş, Ali ile uzaktan arkadaş olmuştuk. O zamanlar mektup yazma geleneği vardı. Zülbiye ablamda mektup yazar Ali’den bahsederdi.

Mektubunun bir bölümünde selam yazarken Güven’e de MAHSUS selam ederim diye yazardı. Mektup herkesin içinde okunurdu ve sonra bana bak sana yalandan (mahsus)selam yazmış derler ve beni kızdırırlardı.

Benim korkularım ayrı bir mevzu olabilir. Çünkü gündüz hiçbir şeyden korkmazdım. Akşam olunca uslu bir çocuğa dönüşürdüm. Tuvalete dahi gidemezdim. Genellikle anneme çişim dediğimde, o meşkul olurdu ve Güner ya da Yüksel’e havale ederdi. Onlarda her seferinde bana kızarlardı. Ancak gündüz beni korkutan tek şey vardı, oda eski elbiseli insanlar. Çünkü onlar benim gözümde dilenci ve çocukları kaçıran kişilerdi.

Bazan babam yanımda olduğu halde, eski elbiseli insanları gördüğümde babamın bacaklarına sarılırdım. O da bana ’’Korkma benim bıçağım var, onlar sana bir şey yapamazlar.’’ diyerek beni sakinleştirmeye çalışırdı.

Çocukluğumda kaygılarımdan biride boy meselesi idi. Acaba boyum uzayacak mı yoksa kısa mı kalacağım diye çok merak ederdim. Bu kaygımı bilen abilerim ben yatarken üstümden geçerek beni kızdırırlardı. Çünkü üzerinden geçerlerse boyun kısa kalır diye öğrenmiştim. O yüzden üstümden geçene hemen geri geç diye müdahale ederdim. Geçmezlerse ağlamaya başlar zorla onları geri geçirirdim. Buda aile içersinde gülüşmelere sebep olurdu…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Ünye ve Ordu Sevdalısını da Uğurladık.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla