DOLAR

47,5424$% 0.05

EURO

54,8377% 0.03

GRAM ALTIN

6.204,56%0,47

a

Bir Haber Üzerine; “Kabuğunu Kırmak” / Zeki ORDU

BİR HABER ÜZERİNE “KABUĞUNU KIRMAK”
Ünye Doğanay Gazetesi’nin 29. 07. 2026 tarihli bir haberinde “Turhal Atatürk Ortaokulundan Büyük Başarı” adlı bir haber okudum. Haberde Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 0,86’lık yüzdelik dilime girerek önemli bir başarıya imza atmış olan Çağla Akkaya isimli öğrencimizin haberi yapılmış.
Bir eğitimci olarak bu tür haberler her zaman beni hem heyecanlandırır, hem de sevindirir. Her başarılı netice her öğretmeni heyecanlandırır. Senelerce öğretmen olarak bu zamanları öğrencilerimizle birlikte iple çekerdik. Ve hangi öğrencimiz neler yapmış merak ederdik.
Haberde bahsedilen sınav derecesi sıradan bir derece değildi. Bir nevi bin kişinin yarıştığı bir ortamda 86’ıncı sırada olmaktı bu.
Ben bir öğretmen olmaktan öte bir köy çocuğuyum. Liseyi bitirene kadar evimde elektrik görmedim. İlk defa test ile karşılaşmam Üniversite imtihanları girişinde oldu ki beş on dakika soruların nasıl cevaplandırılacağını anlamakla geçti. Kısaca mahrumiyeti bilirim. Her zaman “öteki” olmanın ruh acısını içimde hissetmiş biriyim. Cemiyette “öteki” olmak zordur. Yani bazen de köylü olmak…
Nasıl ki köylü olmak “öteki” olmak; sahil dışında bulunan il ve ilçeler de sahilde yaşayanlar için aynı günümüzde. Maalesef öyle. Çünkü her imkâna sahip coğrafya, sahil kesimi.
Ne zaman ismini çok duymadığımız bir il ve ilçeden başarılı bir sonuç alan birini duysak “Oradan mı çıkmış?” sorusunu sorarız. Sanki bütün imkânlar bize aitmiş gibi…
Merhum Nasrettin Hocamızın “Damdan düşenin halini damdan düşen bilir” demesi boşuna değil.
Çağla kızımızı bir eğitimci olmanın ötesinde yetersiz imkânlar arasında eğitim hayatını sürdürmüş biri olarak anlıyorum. Artık Anadolu kabuğunu kırdı. “Masum Anadolu’nun saf çocukları” esamisi bir yerlerde kayıtlı olmayan bir taifeye karşı “Biz de varız” diyor. Artık mücadele “Meşru zeminlerde” oluyor. O tuhaf “Aristokrat” tabaka tek başına değil artık. Anadolu’nun bağrından çıkmış “birileri”, “Biz de varız” diyor.
Çağla kızımızı bu başarı rehavete sürüklemesin. Bundan sonra işi daha zor. Çünkü ortada “Orantısız bir güç” var. Çağlalar gibi öğrencilerimizin topyekûn bir senelik eğitim harcamasını bir ayda harcayacak kişilerle yarışacak. Onlarca özel okul öğrencileriyle yarışacak. Milyonlar harcayarak özel ders, kurs alacak kişilerle yarışacak.
Peki Çağla Akkaya gibiler bunlarla nasıl yarışacak?
Önce inancı ile. Sonra sabır, sebat ve azim ile. Kendine güven ile. “Gün doğmadan neler doğar” anlayışı ile. Birilerinin Çağla gibilerini nasıl “öteki” gördüğünü bilmesi ile. Hâsılı hedefe giden yolda “meşru olan” yani kimsenin hakkına hukukuna girmeden, tamamen kendi gayreti ile onları yine geçecektir. Burada bahsedilen “onlar” düşman değil ama “görünmeyen” bir güç. Kibirli, tepeden bakan bir zümre.
Çağla Akkaya bu yazıdan şimdi bir şey anlamamış olabilir. Bir yerde saklasın çok değil iki sene sonra ne demek istediğimi anlar. Ancak şimdi yapacağı tek şey; tatilinin bitiminde derslerine dört elle sarılıp resmi muhataplarına karşı meşru bir zafer daha elde etmek. Bunun da yolu çalışmaktan geçiyor.
Öncelikle Çağla Akkaya ve ailesini tebrik ederim. Ayrıca bütün öğrencilere rehberlik edip yol gösteren öğretmenleri ile okul müdürü Keziban Özcan’ı da tebrik ediyorum.
Bir zât: “Talebe hocasıyla ölçülür” buyurmuş. Demek ki Çağla kızımıza ders verenler ve ders verenleri idare edenler bu başarının gelmesini sağlamış. Ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Muzaffer Eyimaya’yı da tebrik ederim.
Daha nice başarılara…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Ünye Yeni Sanayi Sitesi Projesinde Son Durum !

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla