47,3794$% 0.14
53,9466€% -0.09
6.168,06%0,22
Bazı kelimeler vardır ki göründüğünden daha fazla anlam taşır. İşte bunlardan biri de “mücella”dır.
Mücella; sözlük anlamı bakımından, cilalanmış, parlak hale getirilmiş demek. Zaten “cila” kelimesini duymayan yoktur.
Mat cisimlerin daha pürüzsüz ve daha estetik görünmesi için yapılan bir iş.
Bir gün bir yerde bir yazı okumuştum. İki kişi bir duvara resim yapacak, en güzel olan yarışmayı kazanacak.
Yarışmacılardan biri ressamdır. Diğeri ise sade bir vatandaş.
Sade vatandaşın ilk bakışta bu yarışmayı kaybedeceğini sanır herkes. Öyle ya bir ressam ile daha önce resim yapmamış biri nasıl yarışabilir. Hem de resim yapma yarışması.
Önce resimlerin nereye yapılacağına dair bir karar verilir. Resimler bir koridorun karşılıklı iki duvarına yapılacaktır. Tabii birbirlerini görmesinler diye de aralarına bir perde çekilecektir.
Koridorun iki başında da gözlemciler duracak resmin yapılacağı süre içinde iki kişi ne yaptıklarını göremeyecektir.
Belli bir süre herkes malzemelerini temin edecek ve belirlenen günde yarışma başlayacaktır.
Tam olarak ne yapacağını bilmeyen sade vatandaş durumu bir bilgeye danışmaya karar verir. Bilge sade vatandaşı dinler ve ona; “Seninle yarışacak ressamın karşı duvarını her gün cilala. Her gün diğerinden daha fazla cilalı olsun. Hiç yılma ve son ana kadar cilalamaya devem et” der.
Bu işin neye yarayacağını bilmeyen vatandaş bilgenin sözüne uymak için cila malzemeleri alır. Gün gelir koridorun ortasına bir perde çekilir ve ortadan ikiye ayrılır.
Ressam olan başlar duvara resim yapmaya. Bilgeye danışan kişi de ressamın resim yaptığı duvarın karşısını cilalamaya başlar.
Bu her gün böyle devam eder. Ressam kendi duvarına harika bir tablo çizmiştir. Diğer vatandaş ise duvarı tamamen cilalamıştır.
Zaman biter ve yarışma heyeti gelir. Önce ressamın yaptığına bakar. Daha sonra perdeyi aradan kaldırarak diğerine bakarlar.
O da ne?
Ressamın yaptığı tablonun aynısı ve daha canlısı bilgeden akıl almış kişinin duvarında da vardır. Hatta daha güzeli. Heyet yarışmayı sade vatandaşın kazandığına karar verir.
Bu da her zaman ön kabulün doğru olduğunu göstermez. Ayrıca danışanın kazançlı çıkacağına da bir derstir.
Son olarak Şair Neşati’nin bir beyti ve günümüz lisanına göre açıklamasıyla bitirelim.
Ettik o kadar ref ü taayyün ki Neşati
Ayine-i pür tab-ı mücellada nihanız biz
Açıklaması:
Neşati! O kadar görünmez hale getirdik ki kendimizi; Pırıl pırıl olan cilalı aynada aksimiz/ görüntümüz görünmemektedir.
Bazen de ayna her şeyi göstermeyebiliyor.
Cilalama bazen yetersiz kalabiliyor. Yine de aynalar hakikati daha farklı gösterir.
Öyle değil mi Mücellâ…
Bilim,Devlete Hakim Değilse o Devlet Çökmeye Mahkümdur.
1
Karadeniz Bölgesinin Geleneksel Halk Oyunu “HORON” Çambaşı Yaylasında Hayat Bulacak
1646 kez okundu
2
Sokak Hayvanları Uyutulmalı Mı, Uyutulmamalı Mı?
1625 kez okundu
3
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1581 kez okundu
4
Ünye’ye ikinci TOKİ Nereye Yapılacak ?
1568 kez okundu
5
Oda Arkadaşım../ Berkay GÖKTAŞ
1301 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.