DOLAR

45,1874$% 0.16

EURO

52,7939% -0.11

GRAM ALTIN

6.653,51%0,96

a

SULUOVA YOLUNDA/ Zeki ORDU

SULUOVA YOLUNDA

Yolunuz Lâdik veya Suluova’ya düştü mü diye sormayacağım.  Biri Samsun, diğeri Amasya ilimizin ilçelerinden. Her ikisine de yolu düşenler olmuş olabilir. Ancak benim bahsedeceğim güzergâh çok başka.

Bugünün şartlarında her ilçeye karayolu ile ulaşmak mümkün. Ancak bazı yollar vardır ki sadece iki ilçe arasında kullanılır. Devlet Karayolu diye adlandırılan bir güzergâh değildir. Komşu ilçe olma münasebeti ile ortak ve kestirme kullanılan bir yoldur buralar.

Bugün hem Lâdik’e hem de Suluova’ya farklı zamanlarda gitmek isterseniz takip edeceğiniz yol bellidir. Ancak iki ilçeye aynı günde varmayı hedeflerseniz sizi bambaşka bir güzergâh beklemektedir.

Lâdik’ten Suluova ilçesine iki defa yolculuk yaptım. Bu yolculuk kendi taşıtımla olduğu için tabiri caizse dura kalka vardım bir ilçeden bir ilçeye. Hatta bir ilin sınırlarından başka ilin sınırlarına.

Her iki seyahat da farklı zamanlarda ve yaz mevsiminde oldu. Bu arada Lâdik görülmesi gereken ilçelerimizden biri. Fırsat bulan bu ilçeyi mutlaka ziyaret etmeli.

Bir Ladik ziyaretimin ardından Amasya’nın Suluova ilçesine doğru “kestirme” denilen ve Ladik ile Suluovalı vatandaşların kullandığı güzergahtan yola revan olduk. Daha on dakika geçmeden yeşil ve maviye ait ne kadar renk tonu varsa karşıladı bizi. Gökyüzünün her yerinin mavisi aynı tonda olmadığı gibi, yeryüzünün yeşili de aynı tonda değildi. Tek farklı renk karayolu idi ve asfalt rengindendi.

Ve çok geçmeden bizi uçsuz bucaksızmış hissi uyandıran ayçiçeği tarlaları karşıladı. Ayçiçeklerin boyu 75 ila 100 cm arasında ve kocaman bir halı gibi bir portakaldan az büyük görünen yeşil tepelere kadar uzanıyordu. Sağımız ve solumuz ayçiçeği ekiliydi. Durup durup fotoğraf çektim. Fotoğrafını çekmediğim yerleri garip bırakmışım gibi hissettim sonra. Yaklaşık bir sene aralıklı aynı yolu ikinci defa geçmem belki bundandır. Ne yalan söyleyeyim o yoldan geçmeyi özledim.

Ve zaman içinde sararmış yerler gördüm. Balyalar haline getirilmiş samanlar bahçeleri bekliyordu. Ve uzaklardan görülen su birikintileri ise faklı bir dünyanın habercisiydi sanki.

Yol bitince bir rüyadan uyanır gibi oldum. Ancak içimden tuhaf fikirler geçti. İyi ki bu ülkenin vatandaşıydım. Şayet yabancı biri olarak bu yoldan geçseydim ilk düşündüğüm şey “Bu topraklar bizim olmalı” olurdu.

Şimdi biraz daha anlıyorum neden bütün ülkelerin gözü Anadolu’da diye. Hani “Güzellik başa bela” diye bir söz vardır. Tamı tamına öyle…

Yolunuz düşer mi düşmez mi bilmem ama bir temmuz-ağustos aylarında o yoldan bir kere geçmenizi tavsiye ederim.

Gerçekten ülkemiz güzel bir yer.

Güzel işte…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

OBB Başkanı Hilmi Güler Rahatsızlandı ve Ankara’ya Sevk Edildi!

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla