DOLAR

43,7334$% 0.19

EURO

51,9161% -0.06

GRAM ALTIN

7.081,86%2,66

a

İbrahim Gürkan / Yalı Koyuna Beton Sevdası.

Ünye Yalı koyunun hikayesini bir Yalı sevdalısının kaleminden okuyalım istedim.
Yalı Koyuna Beton Sevdası: Şaşkın Ördekler ve Doğal Masallar.
Cuma akşamı Flash Radyo ve YouTube’da yayınlanan Haftanın Yorumu programını izledim. Malum, konulardan biri yine Ünye’nin gözbebeği Yalı Koyu’na yapılmak istenen sahil düzenlemesiydi. Benim merakım, Ordu Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri’nin ne diyeceğindeydi.
Ne yalan söyleyeyim, beklentim yüksek değildi ama tam da beklediğim gibi bir konuşma dinledim. Bol bol övgü, şatafatlı kelimeler, eski bakana methiyeler, yeni başkana alkışlar… Gerçekten, “konu neydi, reklam arası ne zaman bitti” karıştırır oldum.
Genel Sekreter, “Yok efendim, proje doğal olacak, mevcut kotta değil, sadece 80 cm yükseklikte olacak” dedi. Yani buyurun buradan yakın! Ankara girişindeki o metrelerce farkı hatırlayın, işte onun mini versiyonu. Oldu olacak, geliş gidiş yollarını ayırın, yazın vatandaş çarpışmasın!
Peki, madem bu kadar doğa dostusunuz, o zaman neden Ünyeliler günlerdir Yalı Kahvesi’nde toplanıyor? Çay değil dert demliyorlar orada. Neden? Çünkü halk, sizin “doğal proje” masalınıza değil, gözle görülene inanıyor.
Bakın, niyet okumak gibi olmasın ama şunu demeden geçemeyeceğim: Bu zihniyetin arkasında öyle aman aman bir proje falan yok. Eğer halk tepki göstermeseydi, emin olun ki bugün Yalı’nın ortasında bir beton podyum yükselmişti. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz!
“Projeyi astık” diyorsunuz, nerede? Mottonun oraya mı? Astığınız şey, ilkokul çocuklarının boyama kitabından fırlamış gibi: Kareler, kutular, çizgiler… Kod nerede, malzeme ne, açıklama yok. Yani halkı tatlı masallarla avutmaya çalışıyorsunuz. “Doğayı bozmadan yapacağız” diyorsunuz; peki doğa dediğiniz şey betonla mı nefes alıyor?
Bir konuşmacı da programda dedi ki: “ÇED raporu gerekirdi ama almamak için metraj kısaltıldı.” Helal olsun, kanun bile sizin elinizde oyun hamuru olmuş. Milleti akılsız mı sandınız? Kusura bakmayın, bu şehirde göz var, izan var. Dün Çamlık’ta ne yaptıysanız, bugün de aynısını yapıyorsunuz: Plansızlık, dayatma, oldu-bitti.
Samimi olsaydınız, çıkardınız elinizdeki projeyi, kodu, malzemeyi, planı; anlatırdınız Ünyelilere. Ama yok. Proje yok, niyet yok, sadece bir “gösteri” var.
Şimdi orada eylem yapan insanlar da belki kendi kendine soruyordur: “Biz mi abartıyoruz acaba?”
Yok canım, siz değil… Siz sadece yaşadığınız kente sahip çıkıyorsunuz. “Her şey doğal olacak” diyenlere soruyorum: Ünye sahili sadece 350 metre mi?
100. Yıldan Çamlık’a kadar olan koca sahil ne olacak? Yoksa Yalı’da rahat yürüsünler de, 100. Yıl’dan sonra millet birbirinin sırtına mı binsin?
Bakın, ben eski köprüden Atatürk Parkı’na kadar olan düzenlemeyi destekledim. Çünkü orada doğaya dokunmadan, gözü tırmalamadan bir düzenleme yapıldı. Hatta o kumun ortasındaki uyduruk fıskiyeyi bile biraz gizlemişti, fena durmadı.
Ama Yalı başka! Orası Ünye’nin vitrini, denizin nefesi, halkın hatırası. Her yer aynı değildir, bunu anlamak gerek.
Ve gelelim klasik bahaneye: “Kayıklar kötü görüntü oluşturuyor.”
Ne diyelim, kayıklar utansın! Asırlık balıkçılık kültürünü, el emeğini, denizle dostluğu “görüntü kirliliği” sanan gözlerinize selam olsun!
Asıl kirlilik, sahilin ruhuna dökülen betondadır; denize dikilen duvarlardadır.
Ne diyeyim, bu beton sevdasından vazgeçin artık.
Ünye sahili, sizin “doğal masalınıza” değil, gerçek doğaya, halkın sesine muhtaç.
Yoksa sonunda hep birlikte “şaşkın ördek” gibi ortada kalırız — siz projesiz, biz sabırsız, deniz sessiz…
Ünye halkı aptal değil, sabırlı. Ama sabır da bir yere kadar…
Unutmayın, doğayı kandıramazsınız. Beton çiçek açmaz ve sahil nefes almaz.
Siz “doğal proje” deyin, biz yine de sahile gidip o kayıkların gölgesinde çayımızı yudumlayalım. Çünkü biz biliyoruz ki, gerçek doğa; lafla değil, vicdanla korunur.
Son Sözüm
Ve bu hengamede, sadece dokunulmazlık zırhına güvenen CHP milletvekili sayın Adıgüzel’e de bir çift sözüm var:
Kendi seçmeninin gazını almak için şova gerek yoktu. O kazık sökmeler, gösterişli hamleler… Ne sizi halkın gözünde kahraman yapar, ne de Yalı’yı kurtarır.
Partinizde yerinizi sağlamlaştırmak için yaptığınız bu hareketler, kusura bakmayın ama Yalı kahvesine küçük gelir. Bu iş, poz değil, omuz ister; laf değil, plan ister.
İbrahim Gürkan 4 Ekim 2025 / 06:24

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

OBB Başkanı Güler; Yapacak Daha Çok İşimiz Var.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla