47,3775$% 0.05
54,0190€% 0.28
6.153,28%-0,85
FATMA CİVELEKOĞLU GEÇER
Doğanay Gazetesi ailesine katıldığı günden beri aynı sayfalarda yer aldık. Köşe arkadaşı olmanın getirdiği kültürel yakınlık ile yazılarımızı beraber okuduk.
Zaman ilerledikçe yazılar kişiye dair ipuçları vermeye başladı. Çok şeyde olduğu gibi yazmakta da “istikrar” önemliydi.
Fatma Civelekoğlu Geçer Hanımefendi sanki kendisi ile yazma yarışının içine girmişti. Eskilerin nev-i şahsına münhasır diye tanımladıkları durum Fatma Hanım için de geçerli olmaya başladı. Çünkü hem üslubu, hem de seçtiği konular alışılmışın dışındaydı.
Zaman geçtikçe yazılarına alıştık. Sonra “Acaba bir sonra ne yazacak?” diye merak etmeye başladık. Çünkü kendine ait cümleleriyle kaleme aldığı yazıların bir zihin imbiğinden geçmiş olduğu belli oluyordu. Cümleler bir sancının ürünüydü. Eğer kalem sahibi birinin sancıları varsa; içinde taşıdığı incileri de var demekti. İşte o incilerin cüzi kısmını bizimle de paylaşıyordu.
Her kelimeyi kâğıda geçirirken sadece bedeni değil, ruhunun da terlediği biri olduğunu, cümlelerinin sessiz avazından anlıyorduk.
Konu sadece “Selcan’ın” hikâyesi değildi… Konu; akıl, izan, idrak, ilim ve irfan sahibi olan herkesin hikâyesiydi. Belki yazılarını okuyanlar “Bu benim hikâyem” diyordu…
Herkesin hikâyesini, bir kişinin hikâyesi gibi kaleme almak kolay değildi. Fatma Hanım bunu başarıyordu.
Öyle tahmin ediyorum ki sadece yazıyı yazdığı an rahatlıyor; bir gün sonra “Ruh sancıları” tekrar başlıyordu. Her yazının ardından sadece bir günü bile bulmayan rahatlık…
Derdin mi var, kelamın da var…
Kelamın mı var, kalemin de var…
Yazı; sancıların incilere dönüşmesi olsa da “Altının kıymeti sarraf bilir” misali ruh ile bedenin ortak emeği olan bu eserler; başkaları tarafında anlaşıldığı müddetçe değer kazanır. Ancak az da olsa o satırlara anlam yükleyen kişiler vardır.
Fatma Hanım bir kültür insanıdır. Eskilerin “müktesebat” dedikleri günümüzde “alt yapı” olarak bilinen birçok bilgilerle mücehhez kişiliği, ele aldığı konuları ustalıkla işlemesinde önemli rol oynamakta. Donanımlı olmak; bildiklerini sözlü ve yazılı ifade edebilmektir aynı zamanda.
Yazılarında kullandığı “Yerel ağız” veya “Mahalli kelimeler” yazılara zenginlik vermekten öte yeryüzünde konuşulmuş, yani dile gelmiş ve aramızdan ayrılmak üzere olan kelimeleri tekrar gün yüzüne çıkarılmasına yardımcı olmaktadır. Kısaca hafızanın korunmasına yardımcı olmuştur.
O kelimeler ki bir yerde yaşayan insanların on yıllarca birbirleriyle anlaştığı kelimelerdir. Bu kelimeler ile sohbet edilmiş, bu kelimeler ile ticaret yapılmış, bu kelimeler ile göçülmüş, bu kelimeler ile hayal kurulmuş ve bu kelimeler ile birbirlerini sevmişlerdir. Fatma Hanım bulabildiği bu kelimeleri tekrar hayatın içine yollamıştır.
Bu zamana kadar yazdıklarından şunu çıkardım ki bu yazıların devamı gelecek. Dünde kalan bazı şeyleri yarınlara taşıyacak. “Balık bilmezse Halîk bilir” düsturunca “kelâm hizmetlerine” devam edecek. Hâsılı bir beldede bir devre ışık tutacak…
Her yazının ardından yılgınlıklar, yorgunluklar olacak. Hayat da öyle değil mi zaten? Bazen yıldığımız, bazen yorulduğumuz olmuyor mu? Ancak “Hayatta çok şey kitaplarda yazdığı gibi olmuyor” maalesef. Bunun yanında mücadeleye devam etmek mecburiyeti var.
Fatma Civelekoğlu Geçer’in günyüzüne çıkmamış yazıları olduğuna kaniyim. Ancak bazı yazıların okur ile buluşması iki taraf için de faydalı olur. Çünkü okurlarda gelecek olan olumlu ve olumsuz yorumlar kişinin kendisini daha çok geliştirmesi demektir.
Kendisiyle yüz yüze görüşmedik. Bazı konularda mesaj bazı konularda telefonla fikir alışverişi yaptığımız olmuştur. Bütün bunlar yazı konuları, konuların işlenmesi ve kaynak tarama açısından çok önemli olmaktadır.
Fatma Civelekoğlu Geçer Hanımefendi neyi nasıl yapacağını bilen, planlamasını ona göre yapan bir arkadaşımız. Bundan sonra çok önemli eserlere imza atacağı kanaatine üçüncü yazısından sona varmış durumdayım. Bu hususta yanılacağımı sanmıyorum. Kendisine bundan sonraki hayatında sağlıklı, huzurlu ve başarılı günler diliyorum. Geleceğin önemli bir yazarını saygıyla selamlıyorum..
Başkan Tavlı : “2025 Ünye İçin Hizmet Yılı Olacak.”
1
Karadeniz Bölgesinin Geleneksel Halk Oyunu “HORON” Çambaşı Yaylasında Hayat Bulacak
1648 kez okundu
2
Sokak Hayvanları Uyutulmalı Mı, Uyutulmamalı Mı?
1628 kez okundu
3
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1588 kez okundu
4
Ünye’ye ikinci TOKİ Nereye Yapılacak ?
1571 kez okundu
5
Oda Arkadaşım../ Berkay GÖKTAŞ
1306 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.