45,1971$% 0.15
52,8352€% -0.11
6.651,47%0,93
UYANIR MIYIZ?
İran -İsrail savaşının başlaması ile birlikte gündem yeniden değişti. Büyük Ortadoğu projesi yeniden konuşulmaya başlandı, terörsüz Türkiye konusu dünden dışına çıktı gibi görünmeye başladı. Aslında terörsüz Türkiye bu işin tam göbeğinde.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Ortadoğu’da üç hedefi vardır.
1-İsrail’in güvenliğini korumak.
2-Etnik, kültürel ve mezhep ayrılıklarını körükleyerek bu alanı küçük parçalara ayırmak.
3-Enerji kaynaklarına ve bunların ulaşım yollarını kontrol altında tutmak.
1948 yılında İsrail’in kurulması ile birlikte günümüze kadar geçen süre içerisinde 1. maddedeki hedefini her alanda başarıyla yürütmüştür.
1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal etmesiyle birlikte 2. hedefini ülkelerin genel yapısına göre hazırlamış olduğu eylem planları ile yürütmeye başlamıştır. Afganistan’a gönderdiği CİA ajanı Gustav Avrakodis “SİKLON” operasyonuyla işe başlamış ve EL KAİDE vizyona girmiştir.
Ortadoğu’da artık isimlerini bile hatırlamakta zorlandığımız örgütler at oynatmaya başlamışlardır. El kaide, Taliban, IŞİD, DEAŞ, PKK, KCK, PYD, El Nusra, Hizbullah, HTŞ…
Irak işgal edilmiş üçe bölünmüş, Libya ikiye bölünmüş, Mısır’da Amerika yanlısı sisi darbe ile gücü ele geçirmiş, ABD tarafından başına On milyon dolar ödül koyulan terörist Ahmed Eş Şara’nın (Colani) sakalı kesilip kravat takılarak Suriye cumhurbaşkanı olarak iş başına getirilmiştir.
İki gün sonra İsrail Golan tepelerinin tamamını işgal etmiş Suriye hava sahası İsrail’e açılmış ve 5’e bölünmüştür. Ürdün, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri ABD ile kardeş olmuşlardır. İsrail’i durduracak kim kaldı? İran ve Türkiye. El cezire televizyonu ve İsrail basını İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi? Hatta Türkiye kamuoyunda da bu soruyla muhatap oluyoruz. Buraya kadar yazdıklarım veya daha fazlası okuyucularım tarafından bilindiği düşüncesindeyim.. Ama bundan sonrasını dikkatlice okuyun. Bizim sıramız çoktan geçti. Niye mi? Ülkelerin işgal edilmesi bazen topla, tüfekle, tankla, uçakla, füzelerle olmaz. Attığınız bir imza ve ona istinaden çıkardığınız bir kanun bunların hepsini karşılar. İlk hamlede 1978 sonrası PKK terör örgütünü besleyip destekleyerek canımıza saldı. Yarım asırlık bir zamanımızı ve enerjimizi buralarda tüketmemize sebep oldu. 4 Haziran 2003 tarihinde TBMM de
1-Ekonomik ,sosyal ve kültürel haklarla ilgili uluslararası sözleşme.
2-Medeni ve siyasal alandaki haklar ile ilgili sözleşme.
4867 ve 4868 sayılı kanunlarla yürürlüğe girdi.
Gayet süslü, güzel ve masumane kelimelerle ifade edilmiş. Ne var bunda diye? Sorduğunuzu duyar gibiyim. Kanunlaşan bu sözleşmenin 1 bölümünün ilk 3 maddesini okuduğunuzda sorunun cevabını almış olacaksınız.
BÖLÜM I
Madde 1
1- Bütün halklar kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahiptirler. Bu hak gereğince halklar, kendi siyasal statülerini özgürce kararlaştırırlar ve ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelerini özgürce sağlarlar.
2- Bütün halklar, kendi amaçları doğrultusunda, karşılıklı yarar ilkesine dayanan uluslararası ekonomik işbirliği ve uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerine halel getirmemek kaydıyla, kendi doğal zenginlik ve kaynaklarından özgürce yararlanabilirler. Bir halk, hiç bir durumda, kendi varlığını sürdürmesi için gerekli olan kendi olanaklarından yoksun bırakılamaz.
3- Özerk olmayan ve Vesayet altında bulunan ülkelerin yönetilmesinden sorumlu olan Devletler de dahil, bu Sözleşmeye Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Şartı’nın hükümleri uyarınca, halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkının gerçekleştirilmesini kolaylaştıracaklar ve bu hakka saygı göstereceklerdir.
Halklar!!! Türkiye Cumhuriyeti üzerinde yaşayan birilerinin “mozaik” olarak tanımladığı halklar mı? Açalım mı, görüşme mi, çözüm mü, terörsüz Türkiye mi? Adını ne koyarsanız size koyun bütün yaşadıklarımızın referans kaynağı acaba bunlar mı diye sormadan geçemiyoruz.
Ey vatan!
Senin için ağlamak, yanmak gerek
Ağlayıp yanmak için önce uyanmak gerek.
Kalın sağlıcakla.
Ünye Bir Değerini Kaybetti.
1
Sokak Hayvanları Uyutulmalı Mı, Uyutulmamalı Mı?
1478 kez okundu
2
Karadeniz Bölgesinin Geleneksel Halk Oyunu “HORON” Çambaşı Yaylasında Hayat Bulacak
1443 kez okundu
3
Ünye’ye ikinci TOKİ Nereye Yapılacak ?
1316 kez okundu
4
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1240 kez okundu
5
Oda Arkadaşım../ Berkay GÖKTAŞ
1162 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.