45,2057$% 0
53,0405€% -0.11
6.702,45%-0,19
Araştırma kapsamında 115 erkek ve 63 kadın olmak üzere toplam 178 kişi ile anket yapılmıştır. Araştırma grubunda yer alan bireylerin %23,6’sı 18-25 yaş, %32,6’sı 26-35 yaş aralığında %37,1’i 36-45 yaş ve %6,7’si 46-55 yaş aralığında yer almaktadır. Katılımcıların doğum yerleri sırasıyla Şanlıurfa, Batman, Mardin ve Diyarbakır şeklindedir. Çalışmaya katılan katılımcıların çocuğunun okuryazar olup okula gitmediği görülmüştür. Araştırmaya katılan bireylerin %39,9’u okuryazar ama okula gitmemiş, %27,5’lik kısım ilkokul mezunu, %27,5’i ise diğer seçeneğini seçmiştir. Diğer seçeneğini seçenler ise ortaokul, lise ve üniversite seçeneklerini dile getirmişlerdir. Lise ve üniversite mezunu olanların büyük çoğunluğu 18-25 yaş aralığındadır. Kadınların eğitim seviyesinin daha düşük olduğunu görülür. Yine kadınların büyük çoğunluğu ailelerinin okumasına/okula devam etmesine izin vermediğini ya da okul döneminde mevsimlik işçi olarak çalışmaya gittikleri için eğitim hayatından uzak kaldıkları için kendi rızasıyla okulu bıraktıklarını dile getirmişlerdir. Araştırmaya katılanların %79,2’si mevsimlik tarım işi dışında başka bir işinin olmadığını, %20,8’i mevsimlik tarım işi dışında başka bir işi bulunduğunu belirtmişlerdir. Başka bir mesleği olanlara sorulduğunda ya inşaat işi ya da büyük çoğunlukla hayvancılıkla uğraştıklarını dile getirmişlerdir. Katılımcıların büyük çoğunluğunun mevsimlik tarım işi dışında bir işi olmadığı görülür. Buradan da genel olarak ailelerin işsizlik problemi yaşadığını ve bu ailelerin sadece mevsimlik tarım işçiliği yaparak geçindikleri gerçeğini ortaya çıkmaktadır.
Mevsimlik tarım işçiliği yaptıkları bölgelerde “nerede konakladıkları” sorulmuştur. Ailelerin %78,7’sinin bahçe sahibinin gösterdiği evlerde, %15,2’si köyde atıl durumda olan/kullanılmayan bir evde, %2,2’si METİP alanında, %3,9’u ise çadırda yaşadıklarını bildirmişlerdir. Katılımcılara konakladıkları alanda kaç oda bulunduğu sorulmuştur. Katılımcıların %51,1’i iki odalı, %37,6’sı üç odası bulunduğunu, %9’u tek oda bulunduğunu ve %2,2’nin ise üçten fazla oda bulunduğunu belirtmiştir. Konakladıkları yerlerde kaç aile kaldıkları sorulduğunda %6,7’sinin sadece kendi ailesiyle kaldığını, %52,2’si üç aile kaldıklarını, %23,6’sının iki aile kaldıklarını ve %17,4’ünün de üçten fazla aile ile birlikte konakladıklarını belirtmişlerdir. Mevsimlik tarım işçiliğinde çalışan aileler genellikle çok çocuklu olduğundan ve tüm aile beraber geldiklerinden iki, üç odalı yerlerde tanımadıkları başka ailelerle birlikte sağlığa elverişli olmayan koşullarda kalabalık bir şekilde barınmaktadırlar. Anketler incelendiğinde genellikle iki odalı konaklama alanlarında 6-10 kişi, üç odalı konaklama alanlarında 11-25 kişi ve üç ve üzeri odalı alanlarda 16-20 kişi arası kaldıkları görülmektedir. Mevsimlik tarım işçileri kendilerine konaklama alanı bulan iş aracılarının yönlendirdiği evlerde tanımadıkları diğer ailelerle yaşadıklarını belirtmişlerdir.
Katılımcılara hafta kaç gün çalıştıkları sorulduğunda katılımcıların tamamı haftanın yedi günü de çalıştığını belirtmiştir. Buradan yola çıkarak mevsimlik tarım işçilerinin hiç dinlenme günü olmadan çalıştıklarını söylemek mümkündür. Fındık hasadının yaklaşık bir buçuk ay sürdüğü düşünülürse ve işçiler ücretlerini günlük yevmiye usulüyle aldıkları için bu işçi grubunun daha çok kazanmak için her gün aralıksız çalışmak zorunda kaldığı söylenebilir. Araştırmaya katılan katılımcılara ne kadar ücret alacaklarını bilip bilmediği sorulmuş ve katılımcıların %55,6’sı kazanacakları ücreti bildiklerini, %44,4’ü ise kazanacakları ücreti bilmediklerini belirtmişlerdir. Bu yanıtlar değerlendirildiğinde hiç azımsanmayacak kadar büyük bir kısmın sürekli çalıştıkları halde ne kadar ücret alacaklarını bilmediklerini ve kendilerine ne kadar ücret verilirse kabul edecekleri sonucuna ulaşılabilir. Bunun yanı sıra ücretler çalışan bireylere teslim edilmeyip çalışan ailenin aile büyüğüne, bu kişi genellikle erkektir, teslim edilmektedir.
Ordu ili Ünye ilçesine çalışmaya gelen ve geçici olarak bu bölgede konaklayan mevsimlik tarım işçisi ailelerin gözünden çocukların alandaki durumu değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan kişilere kendileri ile birlikte bahçelerde 18 yaş altında çocuk çalışıp çalışmadığı sorulmuş, katılımcıların %62,9’u 18 yaş altının kendileri ile birlikte çalıştığını, %37,1’i ise 18 yaş altı çocukların bahçelerde çalışmadığını beyan etmiştir. Buradan hareketle çok büyük bir oranla 18 yaş altının bahçelerde çalıştığı sonucuna ulaşmak mümkündür. Araştırmaya katılan kişilere kendilerinin de çocukken mevsimlik tarım işçisi olarak çalışıp çalışmadığı sorulduğunda %2,8’i çalışmadığını, çok büyük oranla %97,2’si ise çocukken mevsimlik tarım işçisi olarak çalıştıklarını belirtmiştir. Buradan hareketle mevsimlik tarım işçiliğinin aslında bir döngü, bir yoksulluk döngüsü oluşturduğundan bahsedilebilir. Araştırmaya katılan kişilere fındık tarımının çocuklar için uygun olup olmadığı sorulduğunda %62,9’u uygun olmadığı, %37,1’i ise uygun olduğunu söylemiştir. Araştırmaya katılan kişilere bir çocuğun kaç yaşından itibaren çalışabildiği sorulmuş ve çok farklı cevaplar alınmıştır. Katılımcıların neredeyse yarısı %46,1 oranıyla 15 yaşından itibaren çalışabileceğini belirtirken onu %12,9 oranıyla çocuğun 18 yaşından itibaren çalışabileceğini belirtenler takip etmektedir.
Mevsimlik tarım işçilerine kapalı uçlu sorular yanında açık uçlu sorularda yöneltilmiştir. Katılımcılardan alınan cevaplar belli temalar üzerinden sunulmuştur. Fındık tarımının çocuklar için uygun olup olmadığı sorulduğunda uygun olduğunu düşünenlerin cevapları “fındığın diğer ürünlere göre daha kolay olduğu, zorlamadığı, yaz dönemine/okulların kapalı olduğu döneme denk geldiği için uygun olduğu, kendi eğitim masrafları için çalışması gerektiği ve ekonomik nedenlerden dolayı ihtiyaçları olduğu için çalışmak zorunda kaldıkları” gibi temalar üzerinde cevaplar yoğunlaşmıştır. Fındık tarımının çocuklar için uygun olmadığını düşünenlerin cevapları “fındık bahçelerinin dik oluşu ya da bahçelerdeki haşere ve tehlikeli böceklerden dolayı uygun olmadığı, çocukların bünyeleri için uygun olmadığı” gibi temalar üzerinde cevaplar yoğunlaşmıştır. Burada uygun olmadığını düşünenler de genellikle uygun bulmadığını ama ekonomik sıkıntılardan ve ihtiyaçtan dolayı çalışmak zorunda olduklarını belirtmiştir. Araştırmaya katılan kişilere bir çocuğun kaç yaşından itibaren çalışabildiği sorulmuş ve çok farklı cevaplar alınmıştır. Katılımcıların neredeyse yarısı %46,1 oranıyla 15 yaşından itibaren çalışabileceğini belirtirken onu %12,9 oranıyla çocuğun 18 yaşından itibaren çalışabileceğini belirtenler takip etmektedir. Açık uçlu bir soru olup cevap verenlerin yanıtları genellikle “çocukların, ailenin maddi desteğe ihtiyaç duyduğu için erken yaşta çalışabileceği” şeklindedir. Çocuklarının okula devam sorunu ile ilgili ailelere ne düşündükleri/yaptıkları sorulmuştur. Açık uçlu bir soru olup cevap verenlerin yanıtları genellikle “fındık hasadı yaz dönemine yani okulların kapalı olduğu döneme denk geldiği için çocuklarını yanlarında getirdiklerini ve böylece çocuğun yazın çalışarak kendi eğitim masraflarını da çıkardıklarını; diğer tarım ürünlerinin hasadına gittikleri zaman ise memlekette bir aile büyüğü ile kaldıkları” şeklindedir.
Çocuklarla yapılan birebir görüşmelerde çocuklara belli temalar verilmiş ve bu temalarla ilgili resim yapmaları istenilmiştir. Araştırmaya toplam 23 çocuk katılmıştır. Hayalimdeki meslek temalı resimlerde çocukların genelde bir işin merkezinde olmak karar verici otorite ve bir işin kahramanı olma yönünde meslekler hayal ettiği gözlenmiştir. Büyük olasılıkla, merkezde kendilerinin olması, benmerkezci düşünme durumları buna sebep oluyor. Bulundukları şartların zorluğu istemeden ve kendilerinin fikri alınmadan mevsimlik işçi olan anne babalarıyla birlikte bulundukları ortamdan dolayı daha fazla hayal edebilme durumlarının olduğu tespit edilmiştir.
Çocuklara “fındık işinde bahçe sahiplerini bir canlıya (hayvan, bitki vb) ya da bir nesneye benzetecek olsaydınız nelere benzetirdiniz?” diye sorulmuştur.

Resim 1: Bahçe Sahibini Korkuluğa Benzetiyorum-Çocuk 20
Bahçe sahibini bir nesneye ya da eşyaya benzettikleri resimlerde bir çocuk çok belirgin bir şekilde ürkütmek ve kokutmak amacıyla kullanılan korkuluk çizmiştir. Korkulukla özdeşleştirmiş olması açık bir şekilde bahçe sahibinde korktuğunu göstermiş. Korkuluktaki yüz ifadesi çocuğun üzgün olduğunu, korkuluğun dört adet kolunun olması onu güçlü ve otoriter bulduğunun göstergesidir.

Resim 2: Fındık Bahçesinde Olmak Nasıl Bir Duygu-Çocuk 2
Bunun yanında fındık bahçesinde olmak nasıl bir duygu sorusu ile ilgili yapılan çizimlerde çocukların resimleri daha sıcak ve samimi olduğu görülmektedir. Çalışırken ki ortamda aileleri ile birlikte olmanın çocukların daha iyi hissetmelerine neden olduğunu söylemek mümkündür fakat buna karşılık bahçe sahibi söz konusu olunca bu durumun değiştiğini görmekteyiz.
Başkan Tavlı’dan Mevlit Kandili Kutlaması
1
Sokak Hayvanları Uyutulmalı Mı, Uyutulmamalı Mı?
1485 kez okundu
2
Karadeniz Bölgesinin Geleneksel Halk Oyunu “HORON” Çambaşı Yaylasında Hayat Bulacak
1446 kez okundu
3
Ünye’ye ikinci TOKİ Nereye Yapılacak ?
1324 kez okundu
4
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1256 kez okundu
5
Oda Arkadaşım../ Berkay GÖKTAŞ
1167 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.