DOLAR

44,6337$% 0.27

EURO

51,6013% -0.2

GRAM ALTIN

6.703,01%0,27

a

Türkiye Kamu-Sen, Türk Memurunun Teminatıdır!

Türkiye Kamu-Sen, Türk Memurunun Teminatıdır !

Sekizinci Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri, uzlaşmazlıkla sonuçlanmış, yetkili Konfederasyonun ikircikli tutumu, çelişkili kararları ve anlaşılmaz tavırları neticesinde, 4688 sayılı Kanunun önerdiği mekanizmalarından biri olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci de tartışmaya açılmıştır.

Bunun üzerine Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ bir açıklama yaptı: “Toplu sözleşme görüşmeleri boyunca, 4 milyon kamu çalışanı, 2,5 milyon emekli, aileleriyle birlikte 25 milyon vatandaşımızın 2026 ve 2027 yıllarındaki ekonomik geleceğini belirleyecek bu toplantıların en verimli şekilde geçmesi, sonuç alıcı bir biçimde, şeffaf olarak yürütülmesi konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini sürekli vurguladık.

Uzlaşmazlıkla sonuçlanan toplu sözleşme görüşmeleri sonunda, yetkili konfederasyon önce Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurmayarak, sonu belli olmayan ancak kaybedeni memur ve emekli olacak bir tartışmanın fitilini ateşledi, 2012’den bugüne kadar alınan bütün kararların yok sayılmasına yol açacak bir kapıyı araladı; ardından da Kamu İşveren tarafının başvurusu üzerine, Hakem Kuruluna katılarak ne denli kafa karışıklığı içinde olduğunu, verdiği hiçbir kararın aklı selime dayanmadığını, süreç yönetme ve milyonlarca kamu çalışanını temsil etme kabiliyetinden mahrum olduğunu bir kere daha gösterdi.

Halbuki, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun vereceği karar, hiçbir şekilde TBMM’nin kamu çalışanlarına ve emeklilere ilişkin yeni kararlar almasını engelleyecek nitelikte değildir. Hatırlanacağı gibi memur ve emeklilerin mali haklarına ilişkin birçok düzenleme, 2022 ve 2023 yıllarında verilen refah payı ve ilave ek ödeme bu süreçlerden bağımsız biçimde TBMM’de alınan kararlarla hayata geçirilmişti.

Biz de bu gerçekten yola çıkarak, bütün platformların, diyalog ve pazarlık yollarının açık tutularak sürecin işletilmesi, kamu çalışanlarının kazanımlarının artırılması, sorunların çözülmesi yolunda tavır aldık. Basın açıklamaları, açık alan toplantıları, ülke genelinde iş bırakma eylemleri yaparak, siyasilerle ve Devlet yöneticileriyle görüşerek toplu sözleşme sürecine katkı sunduk. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu sonrasında da gerek alanda yapacağımız eylemler gerek siyasi partilerle gerekse TBMM’deki girişimlerimizle memur ve emeklilerimiz için mücadelemizi etkili bir biçimde sürdüreceğiz.

Bilinmelidir ki Kanuna göre Türkiye Kamu-Sen’in Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna üye göndermesi, tek başına Kurulun çalışması için yeterli sayının oluşmasına ya da göndermemesi Kurulun toplanma yeter sayısına ulaşamamasına etki etmemektedir.

Bu gerçekten yola çıkıldığında Kurulun toplanması, kamu çalışanlarımızın hak ve menfaatlerinin geliştirilmesi için önemli platformlardan biridir. Bizler de zaten toplanmış olan Kurula üye göndererek kamu çalışanlarının ve emeklilerinin beklentilerini bir kere de Kurul üyelerine ifade edip, sorunların çözümü için bir yol aramayı amaçladık.
Türkiye Kamu-Sen olarak kamu çalışanlarımızın emeğinin ve alın terinin hakkını savunmak için yasal olan her platformun kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede öncelikle 4688 sayılı Kanunun bizlere tanıdığı pazarlık yollarını tükettikten sonra mücadele alanı her zaman açık olan, sorunların Meclis gündemine taşınması noktasında aksiyon alacağız.

Kabul edilmelidir ki, 4688 sayılı Kanunun yetersizliği sorunların büyümesinde büyük bir etkendir ancak bu yılki toplu sözleşme görüşmeleriyle bir kere daha görülmüştür ki, Türk memurunun kurtuluşu, sendikal tercihini gözden geçirip bu iş bilmezlerin tekeline son vermekten geçmektedir.

Türk memur sendikacılığının öncüsü olan Türkiye Kamu-Sen olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gerek alanda gerek diyalog yoluyla gerekse TBMM’de kamu çalışanları ve emeklilerimiz için her türlü mücadeleyi en etkili biçimde sürdüreceğiz.
Uzlaşmazlıkla sonuçlanan toplu sözleşme görüşmeleri sonunda, yetkili konfederasyon önce Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurmayarak, sonu belli olmayan ancak kaybedeni memur ve emekli olacak bir tartışmanın fitilini ateşledi, 2012’den bugüne kadar alınan bütün kararların yok sayılmasına yol açacak bir kapıyı araladı; ardından da Kamu İşveren tarafının başvurusu üzerine, Hakem Kuruluna katılarak ne denli kafa karışıklığı içinde olduğunu, verdiği hiçbir kararın aklı selime dayanmadığını, süreç yönetme ve milyonlarca kamu çalışanını temsil etme kabiliyetinden mahrum olduğunu bir kere daha gösterdi.

Halbuki, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun vereceği karar, hiçbir şekilde TBMM’nin kamu çalışanlarına ve emeklilere ilişkin yeni kararlar almasını engelleyecek nitelikte değildir. Hatırlanacağı gibi memur ve emeklilerin mali haklarına ilişkin birçok düzenleme, 2022 ve 2023 yıllarında verilen refah payı ve ilave ek ödeme bu süreçlerden bağımsız biçimde TBMM’de alınan kararlarla hayata geçirilmişti.

Biz de bu gerçekten yola çıkarak, bütün platformların, diyalog ve pazarlık yollarının açık tutularak sürecin işletilmesi, kamu çalışanlarının kazanımlarının artırılması, sorunların çözülmesi yolunda tavır aldık. Basın açıklamaları, açık alan toplantıları, ülke genelinde iş bırakma eylemleri yaparak, siyasilerle ve Devlet yöneticileriyle görüşerek toplu sözleşme sürecine katkı sunduk. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu sonrasında da gerek alanda yapacağımız eylemler gerek siyasi partilerle gerekse TBMM’deki girişimlerimizle memur ve emeklilerimiz için mücadelemizi etkili bir biçimde sürdüreceğiz.” dedi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Milletvekili Şanlıtürk; “Kazanan Türkiye Olacaktır.”

HIZLI YORUM YAP

Araç çubuğuna atla