48,1140$%0,06
56,1874€%0,03
7.168,78%-0,47
26 Ağustos 1071 tarihinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu hükümdarı Alp Arslan ile Bizans İmparatorluğu hükümdarı Romen Diyojen arasında Malazgirt Ovasında gerçekleşen muharebedir. Alp Arslan‘ın kesin zaferi ile sonuçlanan bu muharebe, “Türklere Anadolu‘nun kapılarını açan son muharebe” olarak bilinir ve savaşın ardından pek çok Türk Anadolu’ya yerleşmeye başlamıştır.[10]
Malazgirt Muharebesi’nin kaybı, Bizanslılar için bir felaketti. Kayıp, iç çatışmalara ve İmparatorluğun sınır savunmasını ciddi şekilde zayıflatan bir ekonomik krize yol açtı.[11] Sınırların korunamaması Türklerin Orta Anadolu’ya doğru gerçekleşen kitlesel hareketine yol açtı – 1080 yılına gelindiğinde Selçuklu Türkleri 78.000 kilometrekarelik bir alanı ele geçirmişti. I. Aleksios’un Bizans’ta istikrarı yeniden sağlaması ise otuz yıl kadar sürmüştü. Tarihçi Thomas Asbridge‘in belirttiğine göre: “Malazgirt Bizans için acı verici bir başarısızlık” idi.[12] Malazgirt, bir Bizans imparatorunun Müslüman bir komutana esir olduğu ilk olaydır.
1060’lı yıllarda Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı Alp Arslan, Türk dostlarına bugünkü Ermenistan toprakları civarı ile Anadolu‘ya doğru göç etmelerine izin verdi ve Türkler buralarda şehirlere ve tarım alanlarına yerleştiler. 1068 yılında Romen Diyojen, Türklere karşı bir sefer düzenledi, fakat Koçhisar şehrini geri almasına rağmen Türk atlılarına yetişemedi. 1070 yılında Türkler, Alparslan komutanlığında, günümüzde Muş‘un bir ilçesi olan Malazgirt‘te Manzikert (Orta Çağ Yunancasında Malazgirt) ve Erciş kalelerini ele geçirdi. Daha sonra Türk ordusu Diyarbakır‘ı aldı ve Bizans yönetimindeki Urfa‘yı kuşattı; ancak alamadı. Türk beylerinden Afşin Bey, güçleri arasına katıp Halep‘i aldı.
Alp Arslan Halep’te konaklarken, Türk atlı birliklerinin bir kısmına ve akıncı beylere Bizans şehirlerine akınlar düzenlemesine izin verdi. Bu sırada da Türk akınlarından ve son gelen Türk ordusundan çok rahatsız olan Bizanslılar, tahta ünlü komutan Romen Diyojen‘i çıkardılar. Romen Diyojen de büyük bir ordu kurup 13 Mart 1071’de Konstantinopolis‘ten (bugünkü İstanbul) ayrıldı. Ordunun mevcudu 200.000 olarak tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra, 12. yüzyılda yaşamış Ermeni bir tarihçi olan Edessalı Matta, Bizans ordusunun sayısını 1 milyon olarak veriyor.[14]
Bizans ordusu düzenli Rum ve Ermeni birlikleri dışında ücretli Slav, Got, Alman, Frank, Gürcü, Peçenek[anlam ayrımı gerekli] ve Uz askerlerinden oluşuyordu. Ordu ilk olarak Sivas‘ta dinlendi. Burada halkın coşkuyla karşıladığı imparator, halkın dertlerini dinledi. Halkın Ermeni taşkınlığı ve barbarlığından yakınmaları üzerine kentin Ermeni mahallelerini yıktırdı. Pek çok Ermeni’yi öldürüp, önderlerini sürgüne yolladı. Haziran 1071’de Erzurum‘a vardı. Orada, Diyojen’in generallerinden bazıları Selçuklu bölgesine ilerlemeyi sürdürmeyi ve Alp Arslan’ı hazırlıksız yakalamayı teklif etti. Bazıları da bulundukları yerde bekleyip pozisyonlarını güçlendirmeyi önerdi. Sonuç olarak ilerlemeye devam etme kararı verildi.[15] Daha sonra Hınıs ilçesine geçmişlerdir. Malazgirt ovasına giden Bizans ordusu su ihtiyacını karşılamak için güzergah olarak kendine Hınıs içinde akmakta olan Kocasu Çayı yolunu seçmiştir ve ordu savaşta kullanılacak mızraklarını Hınıs ve çevresinde yetişen ağaçlardan imal etmiştir.[16]
Diyojen, Alp Arslan’ın çok uzakta olduğunu veya hiç gelmeyeceğini düşünerek ve Malazgirt‘i, hatta Malazgirt yakınındaki Ahlat Kalesi’ni hızlıca geri ele geçirebileceğini ümit ederek Van Gölü‘ne doğru ilerledi. Öncü kuvvetlerini Malazgirt’e gönderen imparator, ana kuvvetleriyle yola çıktı.
Casuslarının verdiği bilgiyle Bizans ordusunun büyüklüğünü bilen Alp Arslan, Bizans imparatoru Diyojen’in gerçek hedefinin İsfahan‘a (bugünkü İran) girmek ve Büyük Selçuklu Devleti‘ni yıkmak olduğunu sezdi.
Ordusundaki yaşlı askerlerin yolda kalmasına neden olan cebri yürüyüşüyle Erzen ve Bitlis yolundan Malazgirt‘e varan Alp Arslan, komutanlarıyla savaş taktiklerini görüşmek için savaş meclisini topladı. Romen Diyojen ise savaş planını hazırlamıştı. İlk saldırı Türklerden gelecek ve bu saldırıyı kırmaları durumunda da karşı saldırıya geçeceklerdi. Alp Arslan ise “Kurt Kapanı Taktiği“ konusunda komutanlarıyla uzlaşmıştı.
Vikipedi, özgür ansiklopedi : Alıntı.
Paris’i Titreten Şampiyon: Defne KURT
1
Karadeniz Bölgesinin Geleneksel Halk Oyunu “HORON” Çambaşı Yaylasında Hayat Bulacak
1694 kez okundu
2
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1693 kez okundu
3
Sokak Hayvanları Uyutulmalı Mı, Uyutulmamalı Mı?
1659 kez okundu
4
Ünye’ye ikinci TOKİ Nereye Yapılacak ?
1635 kez okundu
5
Oda Arkadaşım../ Berkay GÖKTAŞ
1352 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.