DOLAR

45,1735$% 0.13

EURO

52,8522% -0.05

GRAM ALTIN

6.609,82%0,30

a

Çocuk Dostu Ünye’de Hedef Kitleye Ulaşmak !

“Bugünün ve Yarının Çocuklarının Dostu Ünye” Projesinde Hedefe Kitleye Ulaşma Çabası ..!

Ünye’nin kültürel zenginliklerini ve değerlerini yeni nesillere aktarmak amacıyla hayata geçirilen, Ünye’nin Dünkü Çocukları Derneği Kültür Sanat ve Eğitim Komisyonu tarafından geliştirilen ve Ünye Belediyesi’nin desteklediği, Prof. Dr. Ayşe Yalın’ın üstlendiği “Bugünün ve Yarının Çocuklarının Dostu Ünye” projesi çalışmaları sürüyor.

Proje kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Doç. Dr. Figen Paslı ve Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Psikolog İmran Kezer’in konuşmacı olarak katıldığı, “Bütüncül bir yaklaşımla ihmal ve istismara maruz bırakılan çocuklara yaklaşım” konulu eğitim semineri Ünye Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlendi.

Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı, Ünye Emniyet Müdürü Celal Sarısoy, anne-babaların yanı sıra eğitimcilerinde ilgi gösterdiği seminerde, çocukları ihmal ve istismardan korumak için yapılması gerekenleri alınması gereken önlemler anlatıldı.

“Hepimiz Sorumluyuz.”

Programın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ayşe Yalın, “Hepimiz her gün televizyonda, kendi yaşantımızda, biz mesleki yaşantımızda birçok çocuğun ne kadar talihsiz, ne kadar acı veren olaylarla karşı karşıya olduğunu görüyoruz.

İstedik ki; Ünye’de çocuklarımız güvende, sağlıklı, onurlu, mutlu ve iyi eğitim almış birer birey olarak yaşasınlar. Bunu yapabilmenin en iyi yolu bir seferberlik ilan edelim dedik. Bu bir sosyal projedir. Bunun sorumlusu hepimiziz! Buraya gelen herkes bu projenin sorumlusudur. Çünkü bugünün çocukları, yarının çocuklarını büyütecekler ve diyecekler ki;

“Biz öyle bir şehirde büyüdük ki, güvendeydik, mutluyduk.’ Herkes için değerliydik ve bizden ilham alan bir şehirde büyümenin onurunu yaşasınlar istedik ve böylece başladık. Bu kapsamda ilk konferansımız çocuklarla iletişimdi. İkinci konferansımız 0-18 yaş çocuk ruh sağlığını ve patolojilerini anlattık. Bugün ki konumuz ise bütüncül bir bakışla ihmal ve istismara maruz bırakılan çocuklara yaklaşım.” dedi.

Çocuk istismarını Üç aşamada önlemek.

Programa konuşmacı olarak katılan Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Doç. Dr. Figen Paslı, çocuk istismarının önlenmesi demek, etkin bir çocuk koruma sisteminin varlığı demek olduğunu vurgulayarak;

“Etkin bir çocuk koruma sistemi çocuğun başına hiçbir şey gelmeden önlemleri almak. Yani birincil önleme dediğimiz, çocuk haklarının hayata geçirilmesi ve hak ihlallerinin önlenmesi için koruyucu çevre oluşturmaktır. Koruyucu çevrede doğum öncesinden çocuğun sağlıklı gelişiminin izlenmesi, çocuğa ve bakmakla yükümlü olanlara yeterli yaşam standardının ve sosyal desteklerin sağlanması, temel eğitimin tüm çocuklar için erişilebilir olması yer alır.” dedi.

Doç. Dr. Paslı, ikincil önlemenin ise çocukların ihmal ve istismara maruz bırakılmasına yol açacak riskleri fark etmek ve belirlemek, bu risklerin değerlendirilmesi ve korunma ihtiyacının belirlenmesine yönelik bildirimi kapsadığını vurguladı.

Üçüncül önlemeye ilişkin Paslı, “Tüm önleyici müdahalelerin yetersiz kalması sonucunda istismara maruz bırakılan çocuğun korunması, desteklenmesi ve iyileştirilmesini, çocuk dostu adalet sistemini kapsar. Bütün bu çalışmalar çocuk koruma sistemini oluşturan, sağlık, sosyal hizmet ve hukuk sistemlerinin görev ve sorumluluk alanında ve işlevleri arasında yer alır.” diye konuştu.

Kurumlar arası koordinasyon

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Doç. Dr. Figen Paslı, çocuğun korunabilmesi için koruma sisteminde yer alan kurumların kendi işlevini yerine getirmiş olması ve aralarında eşgüdüm olması gerektiğini vurgulayarak;

“Çocuğun yararına yönelik çabalar için bu gereklidir. Kurumlardan biri çalışmadığı zaman, çocuk yeterince korunmamış oluyor, sistem içerisinde ikincil istismara maruz kalıyor; güvenini ve inancını kaybediyor.

İstismara uğrayan çocuklarda kendini suçlama, utanma, becerilerde gerileme, kendine veya başkasına zarar verme davranışları geliştirebiliyor. Toplumda da kurumlara karşı güvensizlik oluşuyor. Güvende hissetmeme sonucu kaygı ve korku artıyor. Diğer insanlardan uzaklaşma, sosyal izolasyon durumları oluşabiliyor.” dedi.

Projenin Konuk Uzmanı Psikolog İmran KEZER konuşmasında Çocuk İstismarına değinerek;

Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Psikolog İmran Kezer ise; “İstismar, çocukların, sağlıklarına zarar veren, fiziksel, cinsel, duygusal, zihinsel ya da sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen tutum ve davranışlara maruz kalmalarıdır.

İhmal ise,  çocuğun beslenme,  bakılma, korunma gibi temel gereksinimlerinin yeterince karşılanmamasıdır” dedi.

Fiziksel istismarın bir çok kötü sonucu olduğunu vurgulayan Kezer;

“Çocuğun beyin gelişiminde bozuklukların meydana gelebileceğini, duygusal ve davranışsal sorunlar ile karşılaşabileceğini, zeka seviyesinin ilerlemesinde sorunlar çıkabileceğini, sosyal ve bilişsel gelişimde bozuklukların olabileceğini, ergenlik ve erişkinlikte riskli davranışlara yatkınlık, alkol, madde bağımlılığı, depresyon gibi zararlı alışkanlıklara yönelebileceğini ve en ağır fiziksel istismar sonucunun ölüm olabileceğini.” söyledi.

Ayrıca ;İstismara uğramış bir çocuğun duygusal olarak neler yaşayabileceğinden bahseden Kezer, “İstismara uğramış çocukta duygusal açıdan mutsuzluk, aşırı kaygı – korku yüklü, çaresizlik hissi, umutsuzluk, değersizlik, özgüven ve özsaygı eksikliği, suçluluk, utanç, aşırı öfke, ihanete uğramış hissi, cinsel kimliğine ilişkin korku ve endişeler gibi birçok belirti görülebilir” dedi.

“Bu bir sosyal projedir. Hepimiz sorumluyuz.”

Programın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ayşe Yalın, “Hepimiz her gün televizyonda, kendi yaşantımızda, biz mesleki yaşantımızda birçok çocuğun ne kadar talihsiz, ne kadar acı veren olaylarla karşı karşıya olduğunu görüyoruz. İstedik ki; Ünye’de çocuklarımız güvende, sağlıklı, onurlu, mutlu ve iyi eğitim almış birer birey olarak yaşasınlar. Bunu yapabilmenin en iyi yolu bir seferberlik ilan edelim dedik.

Bu bir sosyal projedir. Bunun sorumlusu hepimiziz! Buraya gelen herkes bu projenin sorumlusudur. Çünkü bugünün çocukları, yarının çocuklarını büyütecekler ve diyecekler ki; ‘Biz öyle bir şehirde büyüdük ki, güvendeydik, mutluyduk.’ Herkes için değerliydik ve bizden ilham alan bir şehirde büyümenin onurunu yaşasınlar istedik ve böylece başladık. Bu kapsamda ilk konferansımız çocuklarla iletişimdi. İkinci konferansımız 0-18 yaş çocuk ruh sağlığını ve patolojilerini anlattık. Bugün ki konumuz ise bütüncül bir bakışla ihmal ve istismara maruz bırakılan çocuklara yaklaşım.” dedi.

Projenin diğer konuşmacısı Doç. Dr. Figen Paslı; Etkin bir çocuk koruma sisteminden bahsetti.

Programa konuşmacı olarak katılan Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Doç. Dr. Figen Paslı, çocuk istismarının önlenmesi demek, etkin bir çocuk koruma sisteminin varlığı demek olduğunu vurgulayarak, “Etkin bir çocuk koruma sistemi çocuğun başına hiçbir şey gelmeden önlemleri almak.

Yani birincil önleme dediğimiz, çocuk haklarının hayata geçirilmesi ve hak ihlallerinin önlenmesi için koruyucu çevre oluşturmaktır. Koruyucu çevrede doğum öncesinden çocuğun sağlıklı gelişiminin izlenmesi, çocuğa ve bakmakla yükümlü olanlara yeterli yaşam standardının ve sosyal desteklerin sağlanması, temel eğitimin tüm çocuklar için erişilebilir olması yer alır.” dedi.

Doç. Dr. Paslı, ikincil önlemenin ise çocukların ihmal ve istismara maruz bırakılmasına yol açacak riskleri fark etmek ve belirlemek, bu risklerin değerlendirilmesi ve korunma ihtiyacının belirlenmesine yönelik bildirimi kapsadığını vurguladı.

Üçüncül önlemeye ilişkin Paslı, “Tüm önleyici müdahalelerin yetersiz kalması sonucunda istismara maruz bırakılan çocuğun korunması, desteklenmesi ve iyileştirilmesini, çocuk dostu adalet sistemini kapsar. Bütün bu çalışmalar çocuk koruma sistemini oluşturan, sağlık, sosyal hizmet ve hukuk sistemlerinin görev ve sorumluluk alanında ve işlevleri arasında yer alır.” diye konuştu.

“Çocuğun korunabilmesi için kurumlar arasında uyum olmalı.”

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Sosyal Hizmetler Uzmanı Doç. Dr. Figen Paslı, çocuğun korunabilmesi için koruma sisteminde yer alan kurumların kendi işlevini yerine getirmiş olması ve aralarında eşgüdüm olması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Çocuğun yararına yönelik çabalar için bu gereklidir. Kurumlardan biri çalışmadığı zaman, çocuk yeterince korunmamış oluyor, sistem içerisinde ikincil istismara maruz kalıyor; güvenini ve inancını kaybediyor.

İstismara uğrayan çocuklarda kendini suçlama, utanma, becerilerde gerileme, kendine veya başkasına zarar verme davranışları geliştirebiliyor. Toplumda da kurumlara karşı güvensizlik oluşuyor. Güvende hissetmeme sonucu kaygı ve korku artıyor. Diğer insanlardan uzaklaşma, sosyal izolasyon durumları oluşabiliyor.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kick Boks Gençler Türkiye Finali Ordu’da

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla