45,0767$% 0.05
52,9398€% 0.21
6.632,70%-0,34
Maden ilçesi, Doğu Anadolu’nun yukarı Fırat bölümünde, Dicle nehri kenarında Torosların devamı olan Mihrap Dağı eteklerinde, dar bir vadinin yamaçlarında kurulmuştur. Maden İlçesi, zengin yer altı kaynakları ve köklü ticari geçmişiyle bölgenin önemli ekonomik merkezlerinden biri olma özelliğini yüzyıllarca sürdürmüştür. Tarih boyunca bakır başta olmak üzere çeşitli madenlerin çıkarıldığı bu topraklar, hem adını hem de ekonomik kimliğini madencilik faaliyetlerinden almaktadır.
Maden ilçesi, Türkiye’nin en eski maden işletmelerinden birine ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı döneminden bu yana bakır madeni işletmeciliği yapılan bölgede, bakır, krom, demir, kurşun, çinko ve diğer maden çeşitleri çıkartılmış ve halen de çıkartılmaktadır. Maden, yıllarca, Elazığ’ın olduğu kadar çevre il ve ilçeler için de istihdam merkezi olmuştur. Tarihi zenginliği ile de ön plana çıkan Maden, 1762 yılında yapılan kıdemli Maden eminliği sarayı ve devamında hükümet konağı olarak kullanılan binası, 1899’da Sultan II. Abdülhamid tarafından yaptırılan Saat Kulesi, Cami Kebir’i yanı sıra Çitli Höyüğü ve Şeyh Muhammet Kattal Türbesi gibi kültürel varlıkları ile de eşsiz bir hazineye sahiptir. Osmanlı döneminden kalma taş evleri, tarihi camileri, doğal alanlarıyla ile geçmişi yaşayan ve yaşatan bir ilçedir.
Osmanlının önemli maden işletmesine sahip olan bu ilçedeki bakır işletmesi, Cumhuriyetle birlikte yabancı şirketlerden alınarak devletleştirilmiş ve 1936 yılında da Etibank’a devredilmiştir. Modern yöntemlerle işletilen fabrika sadece bir üretim yeri değil aynı zamanda Maden’de yaşamayı cazip hale getirmiştir. Maden Bakır İşletmesi, ekonomik açıdan çok gelir getiren kuruluşlar arasında yer almış ve ülkenin bakır ihtiyacını karşılamakla kalmamış, yurt dışına da sevk edilerek ülkeye ciddi anlamda döviz girdisi sağlanmıştır. Maden Bakır İşletmesine ilk dönemde ilçeye birçok ilden hatta Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden çalışmak için işçiler gelmiştir. Bir dönem ilçe nüfusu 30.000 dolaylarına çıkmış; tenis kortları, sinema salonları, gazinolar, işletmelerle birlikte yeni imar alanları açılmış ve ilçe en parlak dönemini yaşamıştır.
Maden, bakır işletmesinin özelleştirilmesi ve kapasitesinin düşürülmesi sonucu kan kaybına uğramış göç veren ilçeler kervanında başı çeker duruma gelmiştir. Maden’de yaşayan insanlar bugün için tedirgin, masum ve mağdurdurlar. Özelleştirme sonucu bu ilçedeki maden işletmesi kapatılmış ancak maden çıkarma işlemi sürdürülmüştür. Günümüzde çıkartılan bakır cevheri ve içerisinde barındırdığı altın ve gümüş madenleri trenlerle başka illere işlenmek üzere taşınmaktadır. Maden’de bakır cevheri çıkarıldıktan sonra geriye kalan cüruf olduğu gibi şehrin yüzüne akıtılmakta ve bu duruma da henüz bir çare bulunmuş değildir. Özel şirketin hafriyat dökümü sonrası oluşturduğu, doğal olmayan heyelan Maden’i yaşanmaz hale getirmiştir. Sahipsizliğin ve ilgisizliğin kol gezdiği bu tarihi ilçe maalesef yavaş yavaş yok olmaktadır.
Maden ilçesinin yanı sıra şimdi de Maden ve Sivrice köylerinin ortak ovası olan Bermaz ovası ve Doğu Anadolu’nun incisi Hazar gölü de yok edilmeye çalışıldığını öğrendik. Bilindiği üzere Maden ilçesine bağlı Bermaz ovası, bahçe tarımı ağırlıklı bir ovadır. Çileği, fasulyesi ile ünlü bu ovasının yaslandığı dağlarda başta keven ve kekik olmak üzere değişik türde endemik bitkiler ve bitkilerin çiçeklerinden elde edilen bal üretimi yapılmaktadır.
Yeni bir proje ile Maden ilçesinde özel bir şirketin çıkardığı bakır cevherinin yükleme ve sevkiyat işler için Maden’den 20 Km. uzaklıktaki Gezin istasyonu seçilmiş. Maden Tren İstasyonu dururken Gezin İstasyonun seçilmesi; Bermaz ovasının yok edilmesi, Hazar gölünün özelliğini kaybetmesi demektir. Kaldı ki seçilen bu İstasyon “Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı ve Nitelikli Tarım Havzası kapsamında Sit alanıdır.” Coğrafi işaretli Elazığ keven balına kaynaklık eden keven bitki örtüsü de bu yörededir. Bir şirket ve onun patronu para kazanacak diye bir yöreyi, bir gölü feda etmek hangi akılla, hangi vicdanla, hangi gerekçelerle izah edilebilir? Birilerinin bunu açık ve net bir biçimde anlatması gerekir. Çeşitli kimyasallarla arındırılan bakır cevherinin depolanması ve sevkiyatının bu alandan yapılmasının yıllar içerisinde gerek ovada yapılan tarım etkileyeceği, keven ve kekik balının tarihe karışacağı Hazar Gölü’nün yok olacağı gerçeği, bir şirket patronunun kazancından daha mı az önemlidir? Kaldı ki Bakır cevherinin çıkarıldığı sahanın hemen yanındaki Maden tren istasyonu vardır. Yıllaca Eski adı Guleman olan Alacakaya’dan çıkartılan krom bu istasyonda trenlere yüklenmiştir. Kimyasallarla yoğunlaştırılan bakır ve içerisindeki altın ve gümüş cevherinin toplama ve sevkiyatının 20 Km uzaklıktaki Gezin İstasyonuna taşınması ileride dönüşü mümkün olmayan felaketlere yol açacaktır. Kaldı ki T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 09.04. 2015 tarih ve 4078 sayılı olurları ile “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” olarak tescillenen 288.460 dekarlık alan içerisinde bulunan Gezin Tren İstasyonunun seçilmesinin haklı hiçbir gerekçesi yoktur. O halde bu yerin seçilmesinin ardında ve altında yatan nedir? Birileri sanki bize, bu toprakları terk edin mi diyor? Yok mu Maden’in ve onun beldesi Gezin ve Bermaz ovasının sahibi? Yok mu Elazığ’ın sahibi? Yok mu bu ülkenin sahibi?
Hadi ÖNAL/ 28 Nisan 2026/ Elazığ
Hassas Ekosistemlerde Madencilik Ruhsatları/ Yük. Çevre Müh.Ahmet Cemal Can
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.