DOLAR

44,4672$% 0.28

EURO

51,2256% -0.08

GRAM ALTIN

6.427,74%2,91

a

Türk, Turan, Töre ve Tanrı: Türk Ülkesi Fikri / Ahmet Cemal CAN

Türk, Turan, Töre ve Tanrı: Türk Ülkesi Fikri.

Türk düşünce dünyasında millet, devlet ve düzen kavramları birbirinden kopuk değildir. Türk kelimesi yalnızca bir kavmin veya etnik topluluğun adı olarak değil; aynı zamanda bir medeniyet anlayışını ve sorumluluğu ifade eden bir kavram olarak görülmüştür. Bu anlayışın temelinde Tanrı, Töre, Türk ve Turan kavramları yer alır. Bu dört kavram bir araya geldiğinde Türk devlet ve toplum felsefesinin derin anlamı ortaya çıkar.
Eski Türk inanç ve devlet anlayışına göre evren rastgele oluşmuş bir düzen değildir. Evren, Tanrı’nın kurduğu bir nizamın eseridir. Bu nizam yalnızca göklerde veya doğada değil, insan toplumunda da var olması gereken bir düzendir. Tanrı’nın evrene koyduğu bu düzenin insan toplumu içindeki karşılığı töre olarak kabul edilmiştir. Töre; adalet, ölçü, denge, merhamet ve düzen demektir. Devlet yönetimi, toplum düzeni, aile yapısı ve insan ilişkileri töreye göre şekillenir.
Türk düşüncesinde töre yalnızca bir hukuk sistemi değildir. Töre aynı zamanda Tanrı’nın yeryüzündeki adalet düzeninin ifadesidir. Bu nedenle töreye bağlılık yalnızca siyasi bir gereklilik değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluktur.
Bu noktada Türk kavramı ortaya çıkar. Türk kelimesi, bu düşünce sisteminde yalnızca bir milletin adı değil; Tanrı’nın koyduğu töreyi yaşatmak ve korumakla görevli insan topluluğunu ifade eder. Türk olmak, yalnızca bir soydan gelmek değil; töreye bağlı yaşamak ve adaleti korumak anlamına gelir. Türk milleti, yaşadığı ülkeyi Tanrı’nın bir emaneti olarak görür ve o emaneti korumayı bir görev kabul eder.
Türk devlet geleneğinde ülke, hükümdarın mülkü değildir. Ülke bütün milletin ortak varlığıdır ve Tanrı’nın bir emanetidir. Hükümdar ise bu emaneti adaletle yönetmekle yükümlüdür. Bu nedenle eski Türk devlet anlayışında hükümdarın gücü sınırsız değildir; hükümdar töreye bağlıdır. Töreye aykırı hareket eden bir yönetim meşruiyetini kaybeder.
Bu anlayışın hâkim olduğu ülkeye ise Turan denmiştir. Turan, yalnızca bir coğrafya adı değildir. Turan; törenin, adaletin ve huzurun hâkim olduğu ülke anlamına gelir. Bu nedenle Turan düşüncesi yalnızca sınırları geniş bir devlet fikri değil; aynı zamanda düzenli, adil ve huzurlu bir toplum ideali olarak görülmelidir.
Bu bakımdan Türk, Turan, Töre ve Tanrı kavramları birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturur. Tanrı evrenin düzenini kurar, bu düzenin toplumsal karşılığı töredir. Töreyi yaşatan ve koruyan millet Türk’tür. Töre ile yönetilen, adaletin ve huzurun bulunduğu ülke ise Turan’dır.
Bu düşünce, Türk devlet ve medeniyet anlayışının özünü ifade eder. Türk milleti tarih boyunca yaşadığı toprakları yalnızca bir yaşam alanı olarak değil; korunması gereken kutsal bir emanet olarak görmüştür. İnsan, doğa ve toplum arasındaki dengeyi korumak bu anlayışın önemli bir parçasıdır.
Sonuç olarak Türk kavramı; yalnızca bir millet adı değil, Tanrı’nın koyduğu töreyi yeryüzünde yaşatmayı amaçlayan bir medeniyet anlayışının adıdır. Bu anlayışta devletin amacı güç veya hakimiyet değil, adalet ve düzeni sağlamaktır. Töre ile yönetilen ve huzurun hâkim olduğu ülke ise Türk düşüncesinde Turan olarak adlandırılmıştır. Bu nedenle Türk düşüncesinde millet, devlet ve inanç ayrı kavramlar değil; Tanrı’nın nizamı etrafında birleşmiş bir medeniyet fikrinin parçalarıdır. Türk ülkesi de bu nizamın yaşandığı, adaletin ve huzurun egemen olduğu ülkedir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Fındık, TBMM’de !

HIZLI YORUM YAP

Araç çubuğuna atla