DOLAR

44,4672$% 0.28

EURO

51,2256% -0.08

GRAM ALTIN

6.427,74%2,91

a

Kelimelerin Peşine Düşen Kadın/Zeki ORDU

KELİMELERİN PEŞİNE DÜŞEN KADIN

Tam bir kelime avcısı…

Yerel ve milli kültürümüzün ihmal edilen en önemli sahasını doldurma gayretinde bir ömrü vermiş halk münevveri.

Fatma Civelekoğlu Geçer’den bahsediyorum.

Daha önce kendisi ve eserleri ile ilgili yazılar yazmıştım. Anlaşıldı ki bu son olmayacak.

Önce bir hakkı teslim etmek lazım. Gayretleri takdire şayan. Önündeki en büyük mânianın bürokratik ve ekonomik olması ise hazin.

İşin o tarafını geçelim. Çünkü burası ayrı bir yara…

Zaten “para” yara değil mi? Bazen de “kara…”

İşin bu tarafını da bırakalım şimdilik.

Kendisini tanıdığımda aklıma ilk gelen devrin “Ali Emiri”si olmuştu. Yaklaşık bir asır sonra Ali Emiri’nin yolundan gitmeye çalışan kişi.

Aynı gazetede yazmaya başladığından beri bir seneyi bulmadan yarınlara ışık tutacak bir seriyi kattı kültür hayatımıza. Mahrum kalmış kültür tarihimize “Islıksız Okçu” adlı bir eseri kazandı. Tabii 28 adet olan bu yazı dizisi ayrıca tetkik edilmeli. Bunu da erbabı yapmalı.

Fatma Civelekoğlu Geçer tam bir kültür insanı.

Zamanında işlettiği “Sahafzade” ismini taşıyan işyeri sıradan bir yer değildi. Bir kültür merkezi vazifesini görüyordu. Binlerce kitap ve Fatma Civelekoğlu Geçer yan yana gelince ne olabileceğini kestirmek mümkün değil.

Sakın müktesebatının yani kendinde olan bilgilerin tamamı kitaplardan geliyor. Hayır… Hayattan geliyor. Hayatın akışından, kaidelerinden, güzelliklerinden ve “sillesinden…”

Her biri ayrı bir şey katmış Fatma Civelekoğlu Geçer’e…

Daha sonra ebeveynlerinden öğrendikleri ile yaşadığı muhitin kuralları ile yüzleşmiş. Son derece dikkatli etrafındakileri süzebilen, öğrendiklerini yorumlayan, sonra onları kitabi bilgileri mezcedip o bilgilerle hemhal olan ve derdini anlatamayan biri.

Şairin “Derdimi ummana döktüm, asumana inledim” demesi gibi derdini içinde yaşamayı öğrenmiş biri.

Onda bir harf; hayalleri, kelime bölgesi, cümle ülkesi ve paragraf kâinat hükmünde. Tek bir noktayı dahi zayi etmeyi ilme karşı sadakatsizlik sayan biri.

Yani çoğumuz gibi “bodoslama” girmiyor işin içine. Neyi ne zaman kullanacağını biliyor.

Bir harf için günlerce mesai harcayıp onlarca cilt eseri tetkik ediyor. Mademki bazı şeyleri gün yüzüne çıkaracak işin hakkını vermeliyim diye düşünüyor. Düşündüğü gibi de yapıyor zaten.

Bir sene içinde kitaplaşacak kadar ehemmiyete haiz eser vermek kolay mı? Değil elbet. Fatma Hanım bunu başarıyor. Belki bilmediğimiz onlarca şahsi dertlerle boğuşuyor. Bütün bu kaos ve karmaşanın içinden “Islıksız Okçu”ya ıslık çaldırabiliyor.

Daha sonra diğer yazılar…

Bütün bunları yaparken “âdemoğlu” sınıfından bir yardım veya destek görmüyor olabilir. Muhtemel görmüyordur. Kim kitap, kalem ve yazı için destek verir ki günümüzde?

Yalnız bir kültür kahramanı Fatma Civelekoğlu Geçer. Hani “balık bilmese Hâlik bilir” sözü mucibince eser verirken uykusuz kaldığı gecelerin sebebi.

Yarım asırlık beyin zonklaması… Hani Necip Fazıl’ın “Ben artık ne şairim ne fıkra muharriri/ Sadece beyni zonk zonk sızlayanlardan biri” diye tanımladığı bir ruh hali. Hangimizde yok ki…

Fatma Civelekoğlu Geçer yalnız bir kadındır bu hususta. Hani Diyojen’in “Gölge etme başka ihsan istemem” dediği gibi Fatma Civelekoğlu Geçer’de gölge etmeyen kişiler arıyor çevresinde.

Yazımızın başında “Bürokratik ve ekonomik” kısmına bunun için girmedik. Değil destek “köstek” bari olmasalar” der beyin çilesi çeken kişiler.

Fatma Hanım için bu son yazı olamayacak. Bana “hayladan” yazmıştın diyenler için diyorum bunu. Yeri gelecek yine yazacağız. Çünkü bir hakkı teslim etmeyenin kedisi de teslim olur sonunda. Fatma Hanım teslim olmayı bulundurmaz lügatinde.

Nihayet olarak “Hayat ağır bir imtihandır” diye bitirelim yazımızı.

Sürçü kelâm ettikse affola…

 

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Fatsa’da Türk Halk Müziği Konseri.

HIZLI YORUM YAP

Araç çubuğuna atla