44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
6.965,35%1,07
(Çocukluğumun en Kıymetlilerine, Kuzenlerime İthafen.)
GİRESUN MERKEZ OKÇU KARYESİNDE
‘SİN’ OYUNU ve SİN ANLAMLARI ÜZERİNE..
Arap alfabesinin س sin harfiydi. Senelerim, mektep de öğrendiğim bu harfle, bir de mahallede oynadığım oyunun anlam bilgisiyle geçip gitmişti. İkisi arasında bir bağlantı var mı yok mu diye, ince bir düşünce içinde de olmamıştım. Geçmişin dehlizlerine çocukluğum savrulduğunda ötekini de bilinmeyen bir yerlere perişan vaziyette ben terk etmiştim. Artık o eski zamanlar yoktu ve her ikisi de bu çağda kapımı çalmıştı. En değerlisi ise onlar beni hiç terk etmemişler anlamları iç içe birbirinde gizli kalmıştı. Şimdi ki vakit de aslı olana geri dönebilir miydim? Bir şeyin aslına dönmek. Öze dönmek. Aramak, araştırmak, kaynağını bulmak gerekirdi. Öğrendiğim anlamları hariç: “daha başka hangi anlamlarınız var?” diye sormak için de gayret etmeliydim. Geriye gidecek, onları nerede bıraktıysam o anı bulacak, anlattıklarıyla yeniden gönül bağını kurmak üzerine lûgatleri tarayacak, onları çağıracaktım. Beni duyarlar mıydı? Hem oyun oynayan çocuk sesleri, hem de mektepte öğrendiğim gizemli, derin س sin harfi. Çağırsam gelirler miydi? Ve anlatmak istediklerine, kendimi yaren ederek س ile konuşabilir miydim?
İşin sırrı burada! Ey güzel harf! Sen ne güzel-SİN.
ÇOCUKLUĞUMDA ‘SİN’ OYUNU NE DEMEKTİR?
Gündüzün her vaktinde oynanan bir oyundu. Bu yazı içerisinde bir akşamüstü olarak geçmektedir. Çünkü gündüzleyin oynandığı vakitlerde, en ufak bir kıpırdanma ile saklanan çocuklar kolaylıkla ebe tarafından görülüp yeri tespit edilir ve bulunabilirdi. Akşamleyin oynanan oyun da ise saklanan çocukların bulunması zorlaşır, bu da oyuna renk verir, oynama süresi uzardı.
SİN (SAKLAN) OYUNU: Köyümde hava karardığında ailemiz, biz çocuklarını dışarı (kapıya) çıkarmazdı. Fakat herhalde yaşımız küçük olduğundan bu kuralı kısa süreliğine yıkar, sabah olduğunda eski kural yine geçerli olurdu; o akşamüstü yorgun argın bahçeden geldiğimizde ki bir Ağustos akşamıydı. Mahalledeki çocuklar çoktan oyun kurmuşlardı. O kadar ki üstü açık, kamyonetin rüzgârlı kasasından eve doğru gelirken sesleri bir aşağı ki mahalleden işitiliyor:
Kapı hakkı nē verirsin, nē verirsin… Seslerini duyuyordum. Ezgiler içime içime işlediğinde bir an önce onlara katılmak için sabırsızlanıyordum. Oyuna iştirak etmeye gittiğim zaman göreceğim gibi amcamın üç kızı, iki de halam kızları, nağmelerine devam ederlerken; bahçe yoku (kiri) eynimle, toprak kokulu ellerimle yidimine (I) serenti düzlüğüne varmıştım. Birbirine dönük iki kuzenim, ellerini karşılıklı sıkıca tutup köprü yapmış, ön tarafında bekleyen çocuklar, sıra sıra o köprünün altından, durmadan ardınca geçiyordu. Geçenler ara vermeden bir daha geçmeye devam ediyordu. Çocuk ezgisi… Bir sıçan, iki sıçan, üçüncü dediği an, köprüden geçen her kim çocuksa, kenetli dört kol tarafından boynundan aşağı doğru kol hizasına değin sarılır, en nihayetinde saf dışı kalıp oyundan çıkarılırdı. Haliyle ben onların arasına katılana kadar bu oyun sona ermişti. Peşinden hemencecik halam kızı: “haydin sinmecilik oynayalım.” Hepimiz: ‘tamam’ demiştik. Önce ebe kim olacak? Sonra çocuklara saklanmaları için fırsat veren, ebenin sayacağı rakam belirlenecekti. Ebe, bir önceki oyunu kazanamayan çocuktu ya da oyuna yeni katılan çocuk varsa oydu. O yeni gelen bendim ve ebeydim. Taflan ağacın gövdesine sağ kolumu bir çizgi gibi uzatarak, üzerine de alnımı koyup gözlerimi sımsıkı kapattım ki o esnada sayı sayma işlemi devam ediyor ve bitmeden de çocukların saklanması gerekiyordu. Ayrıca sayı saydığım ağacın gövdesi sobeleme yeri oluyordu. Ebe sobeleme yerine hiç kimseyi yaklaştırmamalı ve sobelenmemesi gerekirdi. Sobelenirse eğer sobeleyen çocuk yeni bir ebe seçme hakkını kazanırdı. Kazandığı bu hakkı bir önceki ebe olan çocuğu yeniden seçerek de kullanabilirdi. Bu sebeple taflan ağacının gövdesi çok mühim, asla ebenin sobelenmemesi gerekirdi. Her çocuğu saklandığı yerden bulup çıkarınca ebe oyunu kazanır, bir sonraki ebe kim olacak onu seçer ve oyun böylece sürüp giderdi.
Oyunun adı: Sin/Sinmecilik. Diğer adı saklanbaç/saklambaç. Bu oyunda Sin=Saklan=Gizlen demektir.
ARAP ALFABESİNDE س = SİN HARFİ:
السين = El sin (II): Muzari fiilden önce gelecek zaman edatı
(III). Arapçada kelime yapımı belli kalıplara göre olduğu için, zaid (ek=ilave) harflerin hangi harfler olacağı bellidir ve bunlardan biri س = Sin harfidir
(IV). Kelime başına yazılan ünsüz Sad harfi ikinci defa aynı kelimenin iç sesinde yazılması gerektiğinde Sad harfinin yerine س =Sin harfi yazılır
(V). Arapça yapılı tamlamalar da س = Sin harfi huruf-i şemsiyyedir
(VI). Arap alfabesinin on ikinci harfi
(VII) olup; Osmanlıca yazı dilinin onbeşinci harfidir
(VIII). Arap harflerine sayı değeri verilen ve 28 harften oluşan Ebced hesabında س = sin harfinin sayısal değeri 60 rakamıdır (IX).
BELLETEN DERGİSİNDE SİN:
sin: sen
*sanga: sana
*sini: seni (X).
DİVANÜ LUGAT-İT-TÜRK DE SIN İLE SİN:
SIN: Boy pos. Bodhluğ sınlığ kişi = boylu poslu adam. Buradan alınarak mezara da ‘sın’ denir; çünkü mezar da boy uzunluğundadır.
SİN: Sen. Kençek dilince. Türkler “sen” derler (XI).
NİNOVA KÜTÜPHANESİ TABLETLERİNDE SİN:
Tabletlerde harranu yol, gökyüzü cisimlerinin yolu adıyla adlandırılmıştı. Bu gökyüzü cisimleri oniki gezegendi. Oniki gezegenden birinin adı Sin Ay’dır (XII).
HALK AĞZINDAN DERLEME SÖZLÜĞÜNDE SİN:
Sin (sinne, sinnik): Ölü gömülen yer, kabir.
Sin: Etek, etek ucu.
Sin: (sinenbeç).
Sin: Bir çeşit sarı üzüm kurusu (XIII).
Sīn: Neden (sebep sözcüğüyle birlikte kullanılır): Sīnim sebebim sen oldun (XIV).
TÜM ZAMANLARIN YAZI GÖSTERGESİ ve ALFABELERİNDE SİN:
Sin (kalp) kelimesi 36 farklı yazı türü ile yazılmıştır. Değerli taşlar yazısı, büyük yazı, küçük yazı, harika yazı, saygı yazısı, söğüt yaprağı yazısı, mutluluk bitkileri yazısı bu yazı türlerinden bazılarıdır (XV).
TÜRKÇE LUGAT ANLAMLARIYLA SİN:
Sin: Sual kelimesinin kısaltılmış şekli.
Sîn: Çin.
Sin-Sinn: 1. Diş. 2. Yaş, ömrün derecesi (XVI).
Sin (I): Ölü gömülen yer, gömüt, mezar, kabir, meften, makber.
Sin, -nni (II): Yaşanılmış olan süre, yaş (XVII).
ÇİN-TİBET DİLLERİ AİLESİNDE SİN:
Bu dil ailesi Çin (Sin) ve Tibet-Burma gruplarında yer alan 300 Doğu Asya dilinden oluşur (XVIII).
İNGİLİZCE ANLAMINDA Sin: [sın]: Günah (XIX).
ALMANCA ANLAMINDA Sinn: Duyu. Dış dünyanın uyarılarını duyu organlarıyla algılama yeteneği (XX).
TÜRKÇE SÖZCÜKLERİN KÖKEN BİLGİSİNDE SİN:
Sin: Sen
Sin (eski): Ölü gömülen yer, gömüt, mezar.
ET. (Eski Türkçe) sin.
OT. (Orta Türkçe) sın.
TT. (Türkiye Türkçesi) Sin: Saklanmak, pusmak (XXI).
KAYNAKÇA:
I. Yidimine: Tüm gücüyle, var gücüyle koşmak anlamınadır. Geniş anlam bilgisini öykü eşliğinde okumak için şu link adresi: https://www.doganaygazetesi.com.tr/2025/09/15/yidimine-fatma-civelekoglu-gecer/
II. İSFAHANİ, Râğıb -El (2018) Müfredât Kur’ ân Kavramları Sözlüğü, Çeviren ve Notlandıran: Yusuf Türker, İstanbul: Pınar Yayınları, Sayfa: 681
III. GÜNEŞ, Kadir (2021) Arapça-Türkçe Sözlük, İstanbul: Mektep Yayınları, Sayfa: 549
IV. DEVELİ, Hayati, Prof. Dr. (2017) Osmanlı Türkçesi Kılavuzu II, İstanbul: Kesit Yayınları, Sayfa: 12
V. DEVELİ, Hayati, Prof. Dr. (2016) Osmanlı Türkçesi Kılavuzu I, İstanbul: Kesit Yayınları, Sayfa: 39
VI. Huruf-i Şemsiyye (Güneş Harfleri): d, n, r, s, ş, t, z. DEVELLİOĞLU, Ferit (2006) Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lugat, Yayına Hazırlayan: A. Sami Güneyçal, Ankara: Aydın Kitabevi, Sayfa: 384-385
VII. İslam Ansiklopedisi (2001) İslam Âlemi Tarih, Coğrafya, Etnografya ve Biyografya Lugati, Cilt I, Arabistan Maddesi, Eskişehir, Sayfa: 516
VIII. DEVELİ, Hayati, Prof. Dr. (2016) Osmanlı Türkçesi Kılavuzu I, İstanbul: Kesit Yayınları, Sayfa: 27-28
IX. KURT, Yılmaz, Prof. Dr. (2015) Osmanlıca Dersleri II, Ankara: Akçağ Yayınları, Sayfa: 7-8
X. BELLETEN-1987 (1992) Türk Dili Araştırmaları Yıllığı, Ankara: Türk Tarih Kurumu, Sayfa: 161
XI. KAŞGARLI, Mahmud (1986) Divanü Lûgat-İt-Türk Tercümesi, Cilt III, Çeviren: Besim Atalay, Ankara: Türk Dil Kurumu, Sayfa: 138-140
XII. MENANT, Joachim, M. (2005) Asur Araştırmaları Ninova Sarayı Kütüphanesi, Çeviren: Vedii İlmen, İstanbul: Yaba Yayınları-Mezopotamya Kitaplığı, Sayfa: 59
XIII. Derleme Sözlüğü (2019) Türkiye’de Halk Ağzından, Cilt V, O-T Maddesi, Tıpkıbasım, Ankara: Türk Dil Kurumu, Sayfa: 3639
XIV. Derleme Sözlüğü (2019) Türkiye’de Halk Ağzından, Cilt VI, U-Z Maddesi-Ekler, Tıpkıbasım, Ankara: Türk Dil Kurumu, Sayfa: 4699
XV. FAULMANN, Carl (2018) Derleme ve Açıklama & Yazı Kitabı-Tüm Yerkürenin, Tüm Zamanların Yazı Göstergeleri ve Alfabeleri, Çeviren: Itır Arda, İstanbul: T. İş Bankası Kültür Yayınları, Sayfa: 48
XVI. DEVELLİOĞLU, Ferit (2006) Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat-Eski ve Yeni Harflerle, Yayına Hazırlayan: Aydın Sami Güneyçal, Ankara: Aydın Kitabevi, Sayfa: 954-955
XVII. TÜRKÇE Sözlük (2018) Dil Derneği, Ankara: Dil Derneği Yayınları, Sayfa: 1437
XVIII. EKER, Süer (2006) Çağdaş Türk Dili, Ankara: Grafiker Yayınları, Sayfa: 86
XIX. YURTBAŞI, Metin (2009) Dictionary of 2010 Basic English, İstanbul: Excellence Dictionaries, Sayfa: 737
XX. ÜLKÜ, Vural, Prof. Dr. (2019) Kapsamlı Almanca Sözlük, Almanca-Türkçe & Türkçe-Almanca, İstanbul: Bilge Kültür Sanat, Sayfa: 635
XXI. GÜLENSOY, Tuncer, Prof. Dr. (2011) Türkiye Türkçesindeki Türkçe Sözcüklerin Köken Bilgisi Sözlüğü -Etimolojik Sözlük Denemesi-Cilt II, O-Z Maddesi, Ankara: Türk Dil Kurumu, Sayfa: 782-783
AK Parti Ordu İl Başkanı Samet Özdemir’den Muhalefete Sert Tepki!
1
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1192 kez okundu
2
Deneyap Teknoloji Atölyeleri İçin Başvurular Başladı.
1082 kez okundu
3
DEPREM BÖLGESİNE OYUNCAK KÖPRÜSÜ
829 kez okundu
4
Hacettepe Üniversitesi ve OBB iş Birliğiyle Yürütülen (REMEDY) Projesi Başladı.
825 kez okundu
5
Anafarta İlkokulu Öğrencisi Resim Yarışması Türkiye Birincisi
757 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.