DOLAR

47,3534$% 0.03

EURO

53,8797% 0.02

GRAM ALTIN

6.208,79%0,66

a

Doğu–Güneydoğu Meselesinin Sosyolojik Özeti. / Ahmet Cemal CAN

Doğu–Güneydoğu Meselesinin Sosyolojik Özeti.

Aşiretli Kürt – Örgütlü Kürt Ayrımı Üzerinden;
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan sorunlar, yaygın kanaatin aksine yalnızca etnik kimlik veya dil meselesi değildir.
Asıl mesele; otorite, aidiyet, ahlak ve toplumsal denge krizidir. Bu krizi anlamanın anahtarı ise bölgede iki farklı Kürt kimlik tipinin varlığını doğru ayırt etmekten geçer: Aşiretli Kürt ve Örgütlü Kürt.
Aşiretli Kürt; Tarihsel olarak aile, soy, toprak ve inanç temelli bir toplumsal yapının parçasıdır. Devleti düşman olarak değil, düzen kuran bir otorite olarak görür; sorunları isyanla değil müzakere ve uzlaşıyla çözmeyi esas alır. Ahlak, töre ve din bu yapının sınır koyucu unsurlarıdır. Şiddet son çaredir ve masumun zarar görmesi meşru kabul edilmez.
örgütlü Kürt; Kimliğini ideoloji üzerinden kurar. Aile, aşiret ve gelenek ikincil hatta engel olarak görülür. Sadakat örgüte yöneliktir; devlet mutlak düşman olarak tanımlanır. Şiddet bir araç değil, temel siyaset yöntemidir. Toplum korunacak bir yapı değil, seferber edilecek bir kitle olarak görülür.
Bu iki yapı doğal olarak birbiriyle çatışır.
Bu nedenle silahlı örgütler, devletten önce aşiretleri hedef almış, onları tasfiye etmeye çalışmıştır. Çünkü aşiretler; gençleri koruyan, toplumu dengeleyen ve örgütlenmeye karşı doğal bir set oluşturan yapılardır.
Siverek örneği bu ayrımın canlı bir göstergesidir. Aşiret yapısının güçlü, devletle ilişki kanallarının açık olduğu bu bölgede örgütlenme zayıf kalmıştır. Buna karşılık aşiret bağlarının çözüldüğü, kentleşme ve kimlik krizinin derin olduğu alanlarda “Örgütlü Kürt” tipi yaygınlaşmıştır.
Gerçek barış; Örgütle pazarlık ederek değil, örgütün ihtiyaç duyduğu toplumsal boşluğu ortadan kaldırarak sağlanabilir.
Bunun yolu; aşiretleri tasfiye etmek değil, hukuk ve üretim sistemi içine alarak dönüştürmektir. Beton ve rant temelli kalkınma değil; toprak, hayvancılık, tarım ve kooperatif merkezli üretim esastır.
Gençliğe iş, sorumluluk ve onur verilmediği sürece hiçbir güvenlik politikası kalıcı sonuç vermez.
Din ve ahlak alanı boş bırakıldığında bu alanı ideolojik yapılar doldurur. Bu nedenle din; ne bastırılmalı ne de siyasallaştırılmalı, toplumsal ahlakın kurucu unsuru olarak korunmalıdır.
Sonuç olarak: Doğu’da kalıcı huzur; Devlet aklı, Toplum vicdanı ve yerel gerçekliğin birlikte işletilmesiyle mümkündür.
Aşiretli Kürt yaşatılır ve dönüştürülürse, örgütlü Kürt zemin bulamaz. Toplum güçlenirse, silah anlamsızlaşır…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Serviks Kanseri Farkındalık Ayı: Kanser Taramalarınızı Yaptırdınız Mı?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla