DOLAR

45,9001$% 0.03

EURO

53,4096% 0.04

GRAM ALTIN

6.647,26%-0,04

a

HABER ANALİZ / Su Savaşları-Fırat ve Dicle havzası ! / Prof.Dr.İlber ORTAYLI

İlber OrtaylıSu savaşları / Prof. Dr. İlber Ortaylı

Türkiye’nin su krizleri hiç umulmadık bölgelerde ortaya çıkmaya başladı. Toprağı ve suyu tüketen ürünler için açılan kuyuların akıbeti ortadadır. Bu yanlış uygulamaların son bulması gerekir. Konya Ovası artık zirai bölge olma özelliğini yitiriyor. Çukurova’nın verimsizliğini de sert mali tedbirlerle gidermek zorundayız. Akdeniz’in en bereketli ve geniş ovası, en akılcı şekilde değerlendirilmelidir.

NETİCEDE;

Celal Şengör’ün yıllardır uyardığı “su” meselesi fazla beklemeden gün yüzüne çıktı. Türkiye’nin su krizleri, hiç umulmadık bölgelerde, mesela Uşak’ta, ani kıtlıklar halinde ortaya çıkıyor. Bursa’da baraj doluluk oranı belediyenin verilerine göre yüzde 12’ye gerilemiş durumda. (https://www.buski.gov.tr/baraj-detay) Bursa’nın içme suyunu karşılayan barajlarda iklim değişikliği ve kuraklığa bağlı olarak 35 günlük su kaldığını vurgulayan Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursalılara suyu tasarruflu kullanma çağrısında bulunuyor. Çanakkale bölgesinde susuzluk başladı; Güneydoğu Akdeniz’de ise zaten süregelen bir sorun vardı. Dünyada da İran, susuzluğu resmen ilan etti. Artık açıkça görülüyor ki, su savaşları petrol savaşlarından daha önemli.

BEREKETLİ TOPRAKLAR DEĞERLENDİRİLMELİ

Türkiye’nin barajlarla sulama imkânı kazandırdığı bölgelerde yabancıların ve tapu oyunlarının zamanı geçmiştir; bu mesele mutlaka çözülmelidir. Su kontrolünü sağlamak için nesiller boyunca enflasyon pahasına inşa ettiğimiz barajların bulunduğu Fırat havzasının hâkimiyetini korumak zorundayız. Bu, sadece içeride değil, sınır ötesindeki kaynakları da kapsamalıdır. Bugün bundan daha ciddi bir mesele yoktur. Toprağı ve suyu tüketen ürünler (mısır, yonca) için açılan kuyuların akıbeti ortadadır. Bu yanlış uygulamaların son bulması gerekir. Konya Ovası artık zirai bölge olma özelliğini yitiriyor. Çukurova’nın verimsizliğini de sert mali tedbirlerle gidermek zorundayız. Çukurova tarımı, yerel üreticilerin keyfine veya keyifsizliğine bırakılacak bir konu değildir. Akdeniz’in en bereketli ve geniş ovası, en akılcı şekilde değerlendirilmelidir. Bundan daha acil bir program düşünülemez.Su savaşları

Bölgemiz, suyun etrafında gelişen bir medeniyetin mirasçısıdır. Küçük Asya, yani yurdumuz, tarih boyunca Mezopotamya kadar su kaynakları konusunda sıkıntı yaşamamıştır. Bu yüzden tarıma geçişin ilk adresi de burası olmuştur. Bu tarihsel bir gerçektir. Ancak bugün elimizdeki bu imkânı, Mezopotamya’nın yaşadığı sıkıntılara ve çatışmalara düşmemek için dikkatle korumalıyız. Üstelik bu mesele tedricen değil, aniden önümüze gelmiştir. Paniğe kapılmadan ama büyük bir ciddiyetle ele alınmalıdır.

DOĞU AKDENİZ KIYILARINI  ELİMİZDE TUTMALIYIZ

Fırat ve Dicle havzası, Türkiye için hem teknik hem demografik hem de siyasi açıdan hayati önem taşır. Burada boşalan köyler, vakit kaybetmeden Asya’daki kardeş potansiyel nüfusla doldurulmalıdır. Çin’in nükleer denemeleriyle yıpratılan bereketli Uygur bölgesinin çalışkan çiftçileri kısa zamanda Türkiye’ye getirilmelidir. Hayvancılık konusunda uzman Kırgızların da bu topraklarda faaliyet göstermesi gerekir. Urfa vadisinin yabancılara satışı sadece durdurulmamalı; satılmış olan araziler de mutlaka geri alınmalıdır. Bu bölgede yabancı sermayeye izin verilemez. Terör örgütünün bir dönem hâkimiyet kurmaya çalıştığı bölgelerde en ufak bir taviz verilmemelidir. Doğu Akdeniz kıyıları ise Türkiye’nin elinde kalmak ve tutulmak zorundadır.

Kaynak: 24 /Ağustos /2025- Hürriyet Gazetesi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İkizce’ye Doğal Gaz mı Geliyor ?

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Araç çubuğuna atla