44,2795$% 0.22
50,5902€% -0.78
7.134,90%-0,98
Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan’ın bir televizyon kanalına verdiği mülakatta ‘’Gerekirse Sincar’a operasyon yapabiliriz. Haşdi Şabi’nin karadan yapacağı, bizim havadan destek vereceğimiz operasyon fazla uzun sürmez, iki üç günde biter’’ demesi, önce Irak’ta sonra Türkiye-Irak ilişkilerinde krize yol açtı.
Fidan’ın demeci son derece ilginç. Irak ordusu veya Barzani güçleri demiyor, Haşdi Şabi diyor. Hem de Sincar’daki PKK’lılarla Haşdi Şabi mensuplarının ilişkilerinin iyi olduğunun bilinmesine rağmen. Bugüne kadar Türk ordusunun Irak’ta yaptığı operasyonlara Barzani güçleri ya bizzat katıldı ya da lojistik ve istihbarat desteği verdi. Hal buyken Fidan, neden Barzani’yi dışlıyor?
Bu beyanatla Fidan’ın aynı anda birçok yere mesaj verdiğini düşünüyorum. Kandile ‘’Direnmeyin, zaman kazanmaya çalışmayın, Terörsüz Türkiye sürerken operasyon yapılmaz diye düşünmeyin, kararlıyız silah bırakmazsanız harekat yapacağız. Sincar’daki yan kuruluşunuz YBŞ’nin, Haşdi Şabi’ye katıldığını ilan etmeniz bizi durdurmaz’’ dendi.
Suriye operasyonu başladıktan sonra PYD’ye destek veren Barzani’ye ‘’Harekat olacak. Destek vermezsen Haşdi Şabi ile hareket ederiz. Bunun sonucunda Sincar ve çevresindeki köyler, Haşdi Şabi’nin kontrolüne girer. Musul ve Kerkük’ten sonra Sincar’ı yani Suriye ile sınır olma pozisyonunu da kaybedersin’’ mesajı iletildi. Bölgesel yönetim, Türkiye üzerinden ulaşabildiği uluslararası piyasalara, Suriye’den de erişerek Ankara’ya bağımlı olmaktan kurtulmayı planlıyor. Bu nedenle Ankara’nın tercihi Sincar’ın Bağdat’ın, bu mümkün olmazsa Haşdi Şabi’nin kontrolüne girmesi, dolayısıyla Bölgesel Yönetimin Türkiye’ye bağımlılığının sürmesi.
Operasyon düzenlemekte isteksiz olan Bağdat’a, ‘’Ordu gereğini yapmazsa alternatifsiz değiliz. İtibarınız sarsılır’’ dendi. İran’a ise ‘’Kontrolünüzde olan Haşdi Şabi’nin bünyesindeki örgütlerin bir kısmıyla birlikte operasyon yapacak düzeyde ilişkimiz var’’ mesajı verildi. Bir diğer mesaj Haşdi Şabi’nin şemsiyesi altında olan ve PYD’yi destekleyen gruplaraydı: ‘’Aklınızı başınıza alın. PKK’dan uzaklaşmazsanız zarar görürsünüz.’’ İmralı ve Dem Parti, Fidan’ın diğer muhataplarıydı: ‘’PKK’nın silah bırakmasını sağlayın, aksi halde Suriye’de yaşanan Irak’ta yaşanır.’’
Bu beyanattan sonra Bağdat, Erbil ve Haşdi Şabi arasında kriz yaşandı. Taraflar Sincar’ı yani sınırı kimin kontrol edeceğinde anlaşamıyorlar. Akabinde büyükelçimiz Dışişleri Bakanlığına ve Haşdi Şabi genel merkezine davet edildi. Cumhurbaşkanımız Başbakan Sudani ve Neçirvan Barzani’yle telefonda görüştü. Son olarak Fidan Irak Dışişleri Bakanını, Ankara’da, kravatsız bir kıyafetle kabul etti.
Bağdat, Haşdi Şabi ve Erbil, Sincar’ın kime ait olduğu/olacağı konusunda anlaşamadıklarından ve PKK’nın şehir merkezlerinde eylemler yapmasından çekindiklerinden, operasyon düzenlenmesini istemiyorlar. Bununla birlikte operasyona katılan taraf Sincar’ı ele geçireceğinden tetikteler. Ankara bu çekişmeyi, avantaja çevirmeye çalışıyor.
Bağdat ise Ankara’nın Irak’ın içişlerine karışmasından daha doğrusu bunu alenen, kamuoyunun gözü önünde yapmasından rahatsız. Bağdat’ı rahatsız eden cümleler Fidan’ın ağzından kaçmış olamaz. Bilinçli, hesap kitap edilerek sarf edilmiş sözler bunlar. Irak’a ‘’Ya devlet gibi hareket et, sınırların dahilindeki bir ilçeyi PKK’nın yönetmesine müsaade etme ya da içişlerine karışılır’’ diyor Ankara. Ayrıca PKK Irak’ın içişleri olarak değerlendirilemez.
Terörsüz Türkiye sürecinin gerçekten başarıya ulaşması, Irak’taki PKK varlığının son bulmasıyla mümkün. Sadece silah bırakmaları yetmez. Kuzey Irak’ta PKK’lı kalmamalı. Yapılacak düzenlemelerden sonra ya Türkiye’ye getirilmeliler ya da komşumuz olmayan üçüncü ülkelerle gönderilmeliler. Bu işleme tabi tutulanların Irak ve Suriye’ye girişi, en azından on yıl süreyle yasaklanmalı.
Irak’la birlikte takip ettiğimiz Kalkınma Yolu, Türkiye’yi Bölgesel Yönetimin topraklarından geçmeden Musul ve Kerkük üzerinden Irak’a ulaştıracak olan Ovaköy sınır kapısının açılması, K. Irak-Ceyhan petrol nakil hattının Kerkük’e uzatılması ve su dağıtım kanallarının modernize edilmesi gibi projelerin önündeki engelde PKK.
Ankara gerilim siyasetini üç önemli gelişme üzerine başlattı: Suriye operasyonu bitti ve artık Terörsüz Türkiye’nin önündeki en büyük engel, Irak’taki PKK varlığı. Türkiye ve ABD karşıtı Maliki, Şii Bloku tarafından başbakanlığa önerildi. Ankara bu hamleyle ‘’Oldu bittiyi kabul etmem’’ diyor. ‘’Bağdat benimle hareket etmese de operasyon yapacağım’’ mesajını veriyor. İran, ABD ile savaş ihtimali nedeniyle en zayıf olduğu ve Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu bu günlerde, PKK veya Sincar nedeniyle Ankara ile çekişmeyi göze alamaz.
Ankara’nın ABD, AB ve Arap ülkeleriyle ilişkilerinin çok iyi olması, özellikle Arap devletlerinin Irak’ın toprak bütünlüğüne önem vermesi ve İran taraftarı Maliki’ye Tahran dışındaki başkentlerin karşı olması elimizi güçlendiriyor. Beyaz Saray; Barzani ve PYD üzerinden PKK’ya silah bırakması için baskı yapacaktır. Bu olmazsa Sincar’ın Haşdi Şabi’nin eline geçmemesi önceliği olacaktır. Yani ABD, Barzani’nin operasyona örtülü de olsa destek vermesini sağlayacaktır. Arap devletleri de İran taraftarı Haşdi Şabi’ye karşı olduklarından operasyona Irak ordusunun katılmasını teşvik edeceklerdir.
Bakalım Ankara, ‘’Çok yönlü hedefleri olan Irak’la kontrollü gerilim’’ politikasıyla sonuç alabilecek mi?
Kaynak: Habererk.com /22 Şubat 2026 / Alparslan Türkoğlu
Ünye’nin Sevilen Siması, Engin USTAOĞLU Vefat Etti.
1
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kantin Fiyatları Açıklandı
1062 kez okundu
2
Deneyap Teknoloji Atölyeleri İçin Başvurular Başladı.
1052 kez okundu
3
DEPREM BÖLGESİNE OYUNCAK KÖPRÜSÜ
804 kez okundu
4
Hacettepe Üniversitesi ve OBB iş Birliğiyle Yürütülen (REMEDY) Projesi Başladı.
790 kez okundu
5
Anafarta İlkokulu Öğrencisi Resim Yarışması Türkiye Birincisi
726 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.