Fındığın Hikâyesi: Bir Sitem, Bir Yara
Karadeniz Bölgesi’nde sabah, sisle başlar.
Toprak ıslaktır.
Yamaç diktir.
İnsan yorgundur.
Ama umut vardır.
Fındık dalı sallandığında
yalnız meyve düşmez toprağa;
yılların emeği, sabrı, inancı da düşer.
Biz ürettik.
Biz topladık.
Biz kuruttuk.
Biz çuvala koyduk.
Ama fiyatı biz koyamadık.
Bir Zamanlar…
Bir zamanlar üretici yalnız değildi.
Bir adı vardı:
Fiskobirlik.
O isim, köylünün arkasındaki duvardı.
Hasatta kapısı çalınan,
“Ürünümü aldım” diyen,
Fiyat açıklayan bir iradeydi.
Eksikleri vardı belki,
ama üretici kendini sahipsiz hissetmezdi.
Sonra o duvar inceldi.
Sonra o kapı ağırlaştı.
Sonra o ses kısıldı.
Ve üretici bir sabah uyandığında
yalnız kaldığını anladı.
Vahşi Düzen
Dünya değişti dediler.
Serbest piyasa dediler.
Rekabet dediler.
Verimlilik dediler.
Ama yamaçtaki üretici
küresel masada yoktu.
Çikolata devleri büyüdü.
Küresel şirketler tedarik zincirlerini kurdu.
Alıcı güçlendi, üretici parçalandı.
Bir avuç dev,
binlerce üreticinin karşısına dikildi.
Bu adil bir yarış değildi.
Çünkü biri sermayeydi,
öteki emek.
Biri marka idi,
öteki ham madde.
Sitem
Karadeniz üreticisi tembel değildir.
Bilgisiz değildir.
Çalışmaktan kaçmaz.
Ama örgütsüz bırakılmıştır.
Fındık dalı hâlâ burada.
Toprak burada.
Emek burada.
Ama karar mekanizması başka yerde.
Hasat zamanı geldiğinde
köy kahvesinde yine aynı soru sorulur:
“Bu yıl fiyat ne olacak?”
O soru aslında şudur:
“Bu yıl emeğimiz ne kadar değer görecek?”
Yenen Kim Oldu?
Vahşi kapitalist düzen,
küçüğü büyüğün önüne attı.
Finans gücü olan kazandı.
Stok yapabilen kazandı.
Markası olan kazandı.
Yamaçtaki üretici ise
her yıl yeniden başladı.
Yenilen fındık değildi.
Yenilen, örgütsüz üreticiydi.
Ama Hikâye Bitmedi
Karadeniz üreticisi suskun olabilir,
ama hafızasız değildir.
Fındık dalı rüzgârda eğilir,
ama kökü sökülmez.
Bu topraklar
nice fırtına gördü.
Belki bugün sitem vardır.
Belki kırgınlık vardır.
Belki “yalnız bırakıldık” duygusu vardır.
Ama hâlâ bir gerçek duruyor:
Üreten olmadan kimse kazanamaz.
Son Söz
Karadeniz’in yamaçları
yalnız yağmurla değil,
adaletsizlikle de ıslandı.
Fiskobirlik zayıfladı,
üretici dağıldı,
küresel devler büyüdü.
Ama unutulmasın:
Bu hikâye henüz tamamlanmadı.
Fındık burada.
Yamaç burada.
Emek burada.
Bir gün
örgütlü akıl yeniden kurulursa,
bu sitem
bir diriliş türküsüne döner.
Karadeniz üreticisi yenilmedi.
Sadece yalnız bırakıldı.
Ve yalnız bırakılan emek,
eninde sonunda
sesini bulur.
Okunma Sayısı: 102